Kelimeler arşivinde; içinde "satır" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde satır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu satır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında satır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SATIRLAMAK
SATIRBAŞI
SATIRANÇ, SATIRKAÇ
SATIRAC
SATIR
SATIR
Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi. Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü.
SATIRKAÇ
Başörtüsü.
SATIRBAŞI
Tarayıcı demetin, bir satırı soldan sağa taradıktan sonra döndüğü nokta, yani taranan satırdan sonraki satırın başı.
SATIRANÇ
Bir çeşit yün dokuma örneği.
SATIRAC
Satranç.
SATIRLAMAK
Üzerine yazı yazılacak kâğıdı satırlık üzerine koyarak hafifçe bastırmak ve böylece kâğıt yüzeyinde kabarık bir iz elde etmek. a. bk. satırlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde SATIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖLÜCÜK
Bir düzyazıda konunun bölümlerinden her biri; (yazının, bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümü).
LİNOTİP
Basımevinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
ENTERTİP
Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.
TASTİR
Yazı yazma. Satır dizme.
İNİSYAL
İlk satırın ilk harfinin büyük puntoda ve süslü yazılarla dizilme işlemi.
DİZE
Şiirin satırlarından her biri, mısra.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ACAK
Et kıymakta kullanılan satır. Biraz, azıcık.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
METAL
Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
TAKATUKA
Gürültü patırtı. Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak. Basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz.
HİLAL
Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi, ayça, yeni ay. Çocukların okuma öğrenmeye başladıklarında satır ve sözleri şaşırmamak için söz üzerinde gezdirdikleri ucu sivri, uzunca bir gösterme aracı.
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.
PARAGRAF
Düzyazıların kendi içinde satır başlarıyla ayrıldıkları bölümler. Bölüm. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Çengel işareti (§).
BIRATVA
Et satırı.
FIKRA
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Köşe yazısı. Paragraf. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Omur.
KUMPAS
Dizicilerin harfleri satır durumuna getirirken içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. Sanayide kalınlık ve incelikleri ölçmede kullanılan ölçüm aleti. Hile, düzen.
ÇENTEK
Et satırı. Eğri, düz olmayan. Ağaç dallarının birbirinden ayrıldığı yer. Bıçakla, çubuk veya tahta üzerinde açılan küçük tırtık: Hele şuna, masanın kenarını çentek çentek etmiş.