Kelimeler arşivinde; içinde "sarsma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sarsma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sarsma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sarsma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SARSMA
Sarsmak işi.
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARSMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RAHVAN
Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan en yavaş koşma biçimi. Bu biçimde koşan (binek hayvanı). Binek hayvanı bu biçimde koşarak.
CİMBILDATMAK
Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
CIVIBILDATMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
SARSIŞ
Sarsma işi.
ÖRSELEMEK
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri.
CİMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
DESDELEMEK
Yakasından tutup sarsmak.
SİLKELEMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.
SARSIM
Sarsma işi. Tedirginlik.
CIMBILDATMAK
Yoğurdu yayıkta dövmek. Sıçratmak (sıvılar için). Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
DARSMAK
Birdenbire birşeyi çekerek sarsmak: Oltaya balık vurunca darsar.
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak. Ani bir hareketle sarsmak.
SARSALAMAK
Sarsmak.
IRGALAMAK
Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.
SARSILMAK
Sarsma işine konu olmak. Güçsüz durumda kalmak. Beklenmedik bir olaydan çok etkilenmek.
CIMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
SALLAMAK
Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Vurmak, atmak. Sarsmak. Beklenmedik bir başarı kazanmak. Uydurmak, kafadan atmak.
DEPRETMEK
Kımıldatmak, sarsmak, harekete getirmek.
ERSELEMEK
Ezip sarsmak, örselemek.