İçinde SARARMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sararma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sararma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sararma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sararma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SARARMA

Sararmak işi.

SARARMAK

Sarı olmak, rengi sarıya dönmek. Korku, üzüntü, coşku vb. sebeplerle yüzün rengi solmak.

  -   -   -  

Anlamında SARARMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SARILAŞMAK

Sarı bir renk almak, sararmak.

GEREMEK

Kapamak, örtmek: Kapıyı gere. Bez ateşten kavrulmak, sararmak.

GÖĞNÜMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak. Çok ağlamak. Toplandığı zaman sert olan meyveler kendi kendine fazla olgunlaşmak, yumuşamak.

DÖNÜK

Dönmüş, çevrilmiş kimse. Yönelmiş. Su çevirisi. Cüzam hastalığı. Ayak altında ezilmekten meydana gelen yara. Hastalık sebebiyle renk sararması. Çirkin. Yaramaz. Huysuz, asıkyüzlü kişi. Sözüne güvenilmeyen, sözünde durmayan. Din değiştirmiş kimse, dönme. Tersine çevrilmiş. Eğri, eğrilmiş. Kılıksız, kıyafetsiz kimse.

HİPERKAROTENEMİ

Karotenoitlerin fazla sindirimi veya karotenoitlerin vitamin A'ya dönüşümünün azalması sonucu kanda karoten düzeyinin artması, karotenemi. Karotinoidlerin fazla sindirimi veya karotinoidlerin vitamin A'ya dönüşümünün azalması sonucu gerçekleşen, deride sararmayla belirgin olan kanda karoten düzeyinin artması.

GÖĞÜNMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak. Toplandığı zaman sert olan meyveler kendi kendine fazla olgunlaşmak, yumuşamak. Ateşte bir şeyin renginin atması.

GÖNMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak. Sararmak, az yanmak (kumaş, kâğıt ve benzerleri için). Eski türkçe konmak: konmak; konulmak; haksız olarak elde etmek.

GÖYÜNMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak. Üzülmek, kederlenmek. Acımak, içi yanmak. Meyve sıcak nedeniyle yumuşamak. Yanmak.

GERERMEK

Bez ateşten kavrulmak, sararmak: Hasan üzerin gererdi sobanın yanından çekil. Ekin, meyve ve benzerleri şeyler olgunlaşmaya başlamak.

GÖVLEZ

Kedi yavrusu. Köpek yavrusu. Sağlam, güçlü kuvvetli kişi. Tamamiyle sararmamış, yeşil (ekin için kullanılır): Ekinler daha gövlez bir kaç gün sonra yol-malı.

SARARIŞ

Sararma işi.

ÇEMİŞMEK

Sararmak, suyu çekilmek (bitkiler hakkında).

ALIKLAMAK

Kuzuların karın tüylerini kırkmak. Zayıflamak, sararmak.

BALSARA

Bilhassa meşe ağacında görülen bir çeşit yapışkan parazit bitki (arılar bu bitkiden bal alırlar). Bostan yapraklarının ve karpuzun güneşe gelen kısmının sararması. Kudret helvası.

GOYÜNMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak.

SARARTMAK

Rengini sarıya çevirmek, sararmasına yol açmak.

KORKU

Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

ETİYOLASYON

Karanlıkta gelişen bitkilerde kloroplâstların ve klorofilin bulunmaması sebebiyle görülen sararma olayı.

GOĞÜNMEK

Sıcaktan sararmak.

GÖNÜMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak. Toplandığı zaman sert olan meyveler kendi kendine fazla olgunlaşmak, yumuşamak. Çok olgunlaşmak (muşmula için). İyice olmak. Yanmak. (Yalvaç Isparta).