Kelimeler arşivinde; içinde "sanat" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sanat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sanat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sanat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SANATSEVERLİK
SANATLAŞMAK, SANATKARLIK, SANATKARANE
SANATÇILIK, SANATLAŞMA, SANATORYUM, SANATKARCA, SANATSEVER
DESSANATI
SANATMAK, SANATKAR, SANATSAL, SANATEVİ
SANATLI, SANATÇI
SANAT
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
SANATKAR
Sanatçı. El ile yaptığı işi kendisine meslek edinen işçi veya usta. Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir.
SANATLAŞMAK
Sanata uygun duruma gelmek.
SANATEVİ
Sanat eserlerinin üretildiği veya sergilendiği yer.
SANATMAK
Saydırmak.
SANATKARCA
Sanatçıya yakışır biçimde, sanatkârane.
SANATSEVERLİK
Sanatsever olma durumu.
SANATLAŞMA
Sanatlaşmak durumu.
SANATLI
Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna.
DESSANATI
Rençberlik. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
SANATSAL
Sanata ilişkin, sanatla ilgili.
SANATÇILIK
Sanatçı olma durumu.
SANATSEVER
Sanatı tutan, sanatı koruyan ve yaşatan (kimse).
SANATKARANE
Sanatkârca.
SANATORYUM
Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.
SANATKARLIK
Sanatçılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
ARTİSTİK
Güzel sanatların gerektirdiği niteliğe uygun.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
BALERİN
Bale yapan bayan sanatçı.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ASSOLİST
Bir müzik programında genellikle en son sahneye çıkan, alanında çok ünlü olan sanatçı.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ARAŞTIRMA
Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.