İçinde SALIVERME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "salıverme" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salıverme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu salıverme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salıverme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SALIVERME

Salıvermek işi.

KAPISALIVERMEK

Elindeki şeyi gücü yettiği kadar uzağa atmak.

KAPSALIVERMEK

Başıboş bırakmak.

SALIVERMEK

Bırakmak, koyuvermek, serbest bırakmak. Altına etmek.

  -   -   -  

Anlamında SALIVERME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALIVERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOLVERMEK

Salıvermek, başıboş bırakmak.

GOVSAMAK

Gevşemek, salıvermek.

HAPİS

Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.

GOVERMEK

Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek.

SEPLEMEK

Bırakmak, salıvermek. Çanak çömlek çatlaklarını özel macunla doldurmak, onarmak. Köpek yavrusu ses çıkarmak, havlamak.

KOVERMEK

Bırakmak, salmak. Salıvermek. Seğirtmek.

KOMAK

Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.

İYODOFOR

Iyodun iyonik olmayan bir yüzey aktif madde ile verdiği kompleks, suda iyot açığa çıkaran ve dezenfektan etki gösteren bir madde. İyodun suda çözünen büyük moleküllü maddeler veya katyonik deterjanlara dönüşümlü olarak bağlanması suretiyle oluşturulan ve deri üzerine uygulandıklarında iyot salıvermeleri sonucu antiseptik etki yapan bileşik.

SALIVERİLMEK

Salıverme işine konu olmak.

HAPSETMEK

Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.

ITLAK

Salıverme, koyuverme. Genelleme.

GOYURMAK

Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Koymak, bırakmak, terk etmek. Koyuvermek. Bırakmak, koyuvermek.

UÇKURMAK

Koyuvermek, salıvermek.

GOYMAK

Koymak. Etkilendirmek, içlendirmek. Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Pekmezle yapılan bir çeşit tatlı, pekmezhelvası.

GOYVERMEK

Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Salıvermek, bırakmak.