Kelimeler arşivinde; içinde "salta" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu salta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SERİRİSALTANAT
SALTANATÇILIK, KISALTABİLMEK
KISALTABİLME
SALTANATSIZ
SALTANATÇI, SALTANATLI, SALTAHTASI
SALTANMAK
SALTABAŞ, SALTATOR, SALTAPLA, SALTANAT
SALTAN, SALTAK, SALTAŞ
SALTA
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
SALTANATSIZ
Gösterişsiz, görkemsiz.
SALTANAT
Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.
SALTANATÇILIK
Saltanatçı olma durumu.
KISALTABİLME
Kısaltabilmek işi.
SERİRİSALTANAT
Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.
SALTANMAK
Bırakılmak, salıverilmek.
SALTAHTASI
Tabut, ölü taşımakta kullanılan tahta.
SALTANATLI
Gösterişli, görkemli.
SALTAN
Yalnız, tek. Arı, saf. Tek, yalnız. Temiz, saf. Yalnız başına giden.
KISALTABİLMEK
Kısaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALTAPLA
Meyvesi tatlı, aşılanmış bir çeşit armut.
SALTANATÇI
Saltanat yanlısı olan kimse.
SALTABAŞ
Başıboş, boş gezen, yalnız.
SALTAK
Topluluk. Kötü yolda kadın.
SALTATOR
Düz kanadı böceklerin (çekirge, hamam böceği gibi) sıçraması.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PADİŞAHLIK
Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.
KISA
Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.
LÜFER
Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).
TAKKAPI
(Mimarlık) Saray gibi önemli yapıların avlu ya da bahçelerine giriş yerine, yengi taklarına benzeyen, taştan, süslü, silmeli büyük kapı. Saltanat kapısı da denir. a. bk. taçkapı, anakapı.
MUHTASARAN
Kısaca, kısaltarak, özet olarak.
PEYKLER
Binişlerde, gösterişli giysileri ile padişahların yanında yürüyerek saltanata görkem katan ve gereğinde padişahların buyruklarını yerine getiren, son derece çevik ve çabuk iş gören asker.
ŞAHLIK
Şah olma durumu. Afgan ve İran hükümdarlığı. Bir kimsenin saltanat dönemi.
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
SANSALAT
Saltanat.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
ÜLVAN
Şan, san, ad. Kibir, onur. Gösteriş, tantana, saltanat. Övünç, övünme.
DEFNEYAPRAĞI
Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).
ÖZETLEYİŞ
Özetleme işi. Bir düşünceyi -açıklığını yitirmeden- elden geldiğince kısaltarak anlatma.