Kelimeler arşivinde; içinde "salgı" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salgı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu salgı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salgı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SALGINLAŞMAK
SALGINCILIK, SALGILAYICI, SALGILATMAK, SALGINLAŞMA, ILGIMSALGIM
SALGILAMAK, SALGILAYIŞ, SALGILATMA, KARASALGIN
SALGILAMA
SALGINCI
SALGILI
SALGIÇ, SALGIN, SALGIR
SALGI
SALGI
Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.
SALGIN
Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.
SALGILAMAK
Salgı oluşturmak.
ILGIMSALGIM
Serap.
SALGINCILIK
Salgıncının yaptığı işi.
SALGILATMAK
Salgılama işini yaptırmak.
SALGIÇ
Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği.
SALGINCI
Salgın toplayan kimse.
SALGILAYICI
Salgı üreten organ veya doku.
SALGILATMA
Salgılatmak işi.
KARASALGIN
Dişlerdeki iskorpit hastalığı. Boğaz ağrısı. Halk dilinde Keçi ciğer ağrısı.
SALGINLAŞMAK
Salgın durumuna gelmek.
SALGINLAŞMA
Salgınlaşmak işi.
SALGILI
Salgı çıkaran veya üreten.
SALGILAYIŞ
Salgılama işi.
SALGILAMA
Salgılamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENDOKRİN
İç salgı.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).
GRİP
Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.
EPİDEMİ
Salgın.
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
DİYASTAZ
Nişastayı dekstrin ve glikoz durumuna getiren, tükürükte ve pankreasın salgısında bulunan bir enzim.
DENİZISIRGANLARI
Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.
BALGAM
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.
DANG
Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.
DİZANTERİ
Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.
EPİDEMİK
Salgın hastalıkla ilgili.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
DUYGULANMA
Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.
EĞİR
Arıların çıkardığı bir salgı türü.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
ENDOKRİNOLOJİ
İç salgı bilimi.
GÖZYAŞI
Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri, yaş (II).
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.