Kelimeler arşivinde; içinde "saldırı" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde saldırı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu saldırı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında saldırı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SALDIRIVERMEK
SALDIRICILIK, SALDIRIVERME
SALDIRISIZ
SALDIRICI
SALDIRIŞ
SALDIRI
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.
SALDIRISIZ
Saldırı yapılmayan. Saldırı yapmadan.
SALDIRIVERMEK
Ansızın veya çabucak saldırmak.
SALDIRICI
Saldırgan, birinin üzerine atılan, mütecaviz.
SALDIRIVERME
Saldırıvermek işi.
SALDIRIŞ
Saldırma işi.
SALDIRICILIK
Saldırıcının işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALDIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAĞILMA
Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
KORUMA
Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.
DÖVÜŞ
Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.
KALKAN
Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
ILGAR
Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması. Atla ansızın yapılmış olan doludizgin saldırı.
MÜTECAVİZ
Saldırgan, saldırıcı, sataşkan. -den çok, -i aşan.
HAMLE
İleri atılma, atılım, saldırış, savlet. Atak. Satrançta ve damada taş sürme işi.
BASKIN
Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
FÜZESAVAR
Saldırı nitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi.
MUKAVEMETÇİ
Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.
BIÇAKLATMAK
Bıçakla saldırıyı tahrik etmek, bıçakla saldırtmak ve yaralatmak.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
HÜCUM
Saldırı. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle. Sert eleştiri. Üşüşme, bir yere toplanma. "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
KÜKRE
Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan).
MUHACİM
Saldıran, saldırıcı. İleri uç oyuncusu.
RAMPACI
Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
KOZ
Ceviz. İskambil oyunlarında diğer kâğıtları alabilen, onlara üstün tutulan belirli renk ve işaretteki kâğıt. Başarı fırsatı olan elverişli durum, saldırış ve savunma fırsatı. Karşısındakini alt edecek etkili şey.