Kelimeler arşivinde; içinde "sadaka" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sadaka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sadaka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sadaka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SADAKATSİZLİK
SADAKATLİLİK
SADAKATSİZ
SADAKATLİ, SADAKALAR
SADAKAT
SADAKA
SADAKA
Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.
SADAKALAR
Kahramanmaraş ili, Pazarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SADAKATLİLİK
Sadakatli olma durumu, sadıklık.
SADAKAT
İçten bağlılık. Sağlam, güçlü dostluk.
SADAKATSİZ
Sadık olmayan.
SADAKATSİZLİK
Sadakatsiz olma durumu.
SADAKATLİ
Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadık.
Bu bölümde tanımı içerisinde SADAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARMANÇELİK
Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.
SATIKA
Sadaka. Su kaynatmaya yarayan iki kulplu testi.
BAĞLILIK
Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.
SEDEGE
Sadaka.
SAVKADA
Sadaka.
UNAN
Sadakat, bağlılık. Hak.
SADAĞA
Başkalarının sırtından geçinen, asalak yaşayan kimse. Sadaka// sadağa taşi: sadaka isteyenlerin bekleme yerini temsil eden sembolik bir yer.
HARMANÇALIH
Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka: Bu yıl üç defa harmançalıh verdim.
DİLENMEK
Sadaka istemek. Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek.
SADIK
Doğru, gerçek. Sadakatli.
ISKAT
Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.
TESEDDÜK
Sadaka.
İSTENGİ
Sadaka.
FİTRE
Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
FİDELİTE
Sadakat.
İHANET
Hıyanet, hainlik. Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme. Evlilikte, sevgide aldatma, sadakatsizlik.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
ÜLÜ
Düğünde gönderilen çerez, armağan. Çocuklara verilen küçük armağan. Sadaka. Armağan. Pay, kısmet: Ülüsünü göğden bekleyenin ölüsünü toprak yer. Yoksul komşuya gönderilen yemek. ölü evine gönderilen akşam yemeği. Yiyecek. 1. Kurban etinden verilen sadaka. Şaşma ünlemi: Bizim davar kiremitliğe çıkmış, ülü! Nasıl çıktı ki?. Elenmiş bulgurun incesi. Komşuların birbirine gönderdiği yemek. Ölü. Hisse, pay, kısmet, kısım, bölük.