Kelimeler arşivinde; içinde "riyet" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde riyet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu riyet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında riyet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CUMHURİYETPERVER
CUMHURİYETÇİLİK
ZÜRRİYETSİZLİK, BEŞERİYETÇİLİK, HÜRRİYETSİZLİK, HÜRRİYETPERVER
HÜRRİYETÇİLİK
CUMHURİYETÇİ, MUZAFFERİYET
HÜRRİYETSİZ, ZÜRRİYETSİZ, MÜESSİRİYET, EGSERİYETTE, EKSERİYETLE, BEŞERİYETÇİ
MAĞDURİYET, MAZHARİYET, MECBURİYET, HÜRRİYETÇİ, MUHTARİYET, MEJBURİYET, CUMHURİYET, ZÜRRİYETLİ
MÜDÜRİYET, CÜMÜRİYET, AYRİYETEN, SEFERİYET, VARİYETLİ, MEMURİYET, EKSERİYET, BEŞERİYET
ZÜRRİYET, ŞİİRİYET, SIHRİYET, HÜRRİYET, VARİYETE, ARİYETEN
VARİYET, MERİYET, HÜRİYET, ZÜRİYET
ARİYET
RİYET
RİYET
Arapça kökenli riâyet: riayet.
CUMHURİYETPERVER
Cumhuriyetçi.
MÜESSİRİYET
Etkililik.
EKSERİYETLE
Genellikle. Çoğunlukla.
HÜRRİYETSİZLİK
Hürriyetsiz olma durumu.
HÜRRİYETSİZ
Hürriyetini yitirmiş.
ZÜRRİYETSİZLİK
Zürriyetsiz olma durumu.
HÜRRİYETÇİLİK
Hürriyetçi olma durumu.
CUMHURİYETÇİ
Cumhuriyet yanlısı olan, cumhuriyetperver.
BEŞERİYETÇİLİK
İnsancıllık.
CUMHURİYETÇİLİK
Cumhuriyetçi olma durumu, cumhuriyetperverlik.
ZÜRRİYETSİZ
Dölü olmayan, soyu olmayan. Çocuk sahibi olmayan.
BEŞERİYETÇİ
İnsancıl.
EGSERİYETTE
Genellikle.
MUZAFFERİYET
Üstün gelme, üstünlük, zafer kazanma.
HÜRRİYETPERVER
Hürriyetçi.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOKLUK
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
BAŞKURT
Rusya'daki Başkurdistan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı veya bu halkın soyundan olan kimse.
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
DÜNÜRLÜK
Dünür olma durumu. Evlenme sonucu oluşan yakınlık, hısımlık, sıhriyet.
CUMHURBAŞKANI
Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde devlet başkanı, reisicumhur, cumhur reisi.
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
DÖL
Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil. Yavru, çocuk.
ETKİNLİK
Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.
BOŞNAKÇA
Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
CUMHURİYET
Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.
ERGİ
İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet.
ETKİLİLİK
Etkili olma durumu, tesirlilik, müessiriyet.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
GENELLİKLE
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
HIRVAT
Hırvatistan Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
ÇOĞUNLUKLA
Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
ÇOĞUNLUK
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
HAKAS
Rusya'daki Hakas Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halktan olan kimse.