Kelimeler arşivinde; içinde "ravan" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ravan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ravan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ravan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAVANACI, VARAVANASI
KARAVANA, PARAVANA, HARAVANA, KARAVANK, KIRAVANA, ZIRAVANA
KARAVAN, PARAVAN, RAVANDA
RAVAN
RAVAN
Koyuluğu pekmez ile bulama arasında olan pekmez. Süzme bal.
KARAVANK
Toprak çanak.
PARAVANA
Paravan.
HARAVANA
Tencere.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
KARAVANACI
Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç.
ZIRAVANA
İriyarı.
KIRAVANA
Aba kumaşından yapılan şalvar.
RAVANDA
Kaynatılmadan güneş ısısıyla yapılan, tadı ekşimsi üzüm pekmezi.
PARAVAN
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana. Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana.
VARAVANASI
Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.
İLAĞAN
Karavana.
YENİDÜNYA
Gülgillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, büyük, pürüzsüz ve sert yapraklı bir ağaç (Eriobotrya Japonica).. Bu ağacın erik büyüklüğünde, iri çekirdekli, sarı renkli, sulu ve mayhoş meyvesi, Malta eriği. Renkli veya sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top. Orta oyununda ev dekoru olarak kullanılan kafes biçiminde paravan. Yeni doğmuş çocuk. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Döngel, muşmula da denilen bir meyve. Börülce. Küçük çekirdekli ince kabuklu bir karpuz. Alafrangalığa özenen. Gülgiller (Rosaceae) familyasından, ana vatanı Çin ve Japonya olan, ülkemizde kültürü yapılan, her dem yeşil bir tür. Malta eriği. Kolomb'un tanıtma gezilerinden sonra, Amerika'nın güney bölümüne verilen, sonradan bu anakaranın bütünü için kullanılan ad.
DIGAN
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.
KOPANA
Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).
GİRELİK
Paravana, siperlik. Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.
LAENCE
Karavana denilen yemek kabı.
SODAN
Küçük kenarlı bakır tepsi. Karavana. Yumurta tavası.
KARVANA
Karavana.
İLAANÇE
Karavana.
KERES
Büyük ve derin karavana.
KATIL
Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
LEHEN
Karavana denilen yemek kabı. Leğen.
GERGEME
Paravana.
TİRKİ
1.Küçük bakır leğen ya da büyük yemek kabı, karavana. 2.Çamaşır leğeni. 3.Derin bakır tepsi. 4.Ağaçtan yapılmış hamur teknesi. İçine un, yağ ve benzerleri şeyler konulan ağaç çanak. 6.Kısa saplı, yuvarlak ağaç kaşık : Tirki ile tekneye un kattım. 7.Ağaç havan. 8.Ekmek kabı. Postal, çizme. Leğen. Hamur yoğrulan küçük kap, tekne. Az pişmiş yemek. Ağaç çanak. Küçük leğen. Kâse biçiminde tuz kabı. (Beyceli Fatsa Ordu). Tuz havanı. (Kuzköy Akkuş Ordu). Yağ saklama kabı. (Beyceğiz Fatsa Ordu)bk. tirke). Çamaşır ya da banyo leğeni. (Ağıl Eğridir Isparta).
GÖĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.
ORTAOYUNU
Geleneksel Türk doğaçlama halk tiyatrosu. Ortada oynanır. Baş kişileri, aynı zamanda oyunun düzenleyicisi olan Pişekâr ile oyunun baş güldürücü tipi Kavuklu'dur. Dekor olarak bir paravana, bir de önünde alçak bir hasır iskemlesi bulunan peyke vardır. bk. dükkân, yeni dünya.
KARAĞANA
Karavana.