Kelimeler arşivinde; içinde "pıs" olan, toplam 74 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pıs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAPISALIVERMEK
PISIRIKLAŞMAK, YAPISALLAŞMAK
GOLTUKKAPISI, PISIRIKLAŞMA, YAPISALLAŞMA, YAPISALCILIK
PARPISLAMAK, PISTIKLAMAK
ALTYAPISAL, KAPISIZLIK, IPISSIZLIK, PISPITIRAK, YAPISALLIK, ÜSTYAPISAL, PISIRIKLIK
YAPISALCI, MAPISHANA, SAPISİLİK, KAPISALIK, PISKIRMAK, PISIRIKLI, SAPISALIK, PISLANGIÇ, PISLANMAK, PISLATMAK, PISIRIKÇA, PISHIRMAH, PISTIRMAK, PISGIRMAH
PISIRMAK, PISTIRMA, LAPISTİK, KAPISUYU, PISITMAK, SAPISARI, PISLAMAK, ÇIRPISIZ
PISIRTI, IPISLAK, PISPISI, PISGIRI, HAPISGA, IPISSIZ, KAPISIZ, PISIRIK, YAPISAL, GAPISGA, GAPISĞA, PISARKA, HOPISAR, KAPISAL, PISARIK, KAPISKA
PISKIL, PISTIL, PISADA, PISTIK, GARPIS, PISPIS, PISMAK, PISMAH, HAPISA, PISLAK
MAPIS, PISIS, KAPIS, PISAK, PISMA, PISAR, PISİK, PISAT
PISS
PIS
PIS
Çürük, içi boş, kof.
YAPISALLIK
Yapısal olma durumu.
PISIRIKLAŞMAK
Pısırık olmak, pısırık duruma gelmek.
YAPISALLAŞMA
Yapısallaşmak durumu.
PARPISLAMAK
Biber, patlıcan ve benzerleri sebzeleri ateşte az pişirmek, börttürmek.
KAPISIZLIK
Kapısız olma durumu.
YAPISALCILIK
Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi, strüktüralizm. Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dil bilimi öğretisi, yapısal dil bilimi.
KAPISALIVERMEK
Elindeki şeyi gücü yettiği kadar uzağa atmak.
YAPISALLAŞMAK
Yapısal duruma gelmek.
ALTYAPISAL
Altyapı ile ilgili.
ÜSTYAPISAL
Üstyapı ile ilgili.
PISIRIKLAŞMA
Pısırıklaşmak işi.
PISTIKLAMAK
Fiske vurmak.
PISPITIRAK
Sıklık, bolluk (ağaç ya da bitki üstündeki meyve ve çiçekler için).
GOLTUKKAPISI
Sofa kapısı. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).
IPISSIZLIK
Ipıssız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde PIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
DEBİLLİK
Genellikle vücut yapısı ile ilgili aşırı ve sürekli güçsüzlük.
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
BELİRLENİM
Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.
BARBARİZM
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılmış olan büyük yanlışlık.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
BROMÜRLÜ
Yapısında bromür bulunan.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
BÜNYE
Vücut yapısı. Yapılış, kuruluş. Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
ÇALIMLI
Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı. Başı yüksek, yapısı dar gemi.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
BİYOELEKTRONİK
Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ÇEKME
Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
AYRIMLAŞMA
Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.