Kelimeler arşivinde; içinde "pılı" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pılı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pılı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pılı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇARPILIVERMEK
KAPILIVERMEK, YAPILIKÇILIK, ÇARPILIVERME
KAPILIVERME, YAPILIPINAR, BÜYÜKKAPILI
KAPILILIK, PILIŞGACI
ÇARPILIŞ, EŞYAPILI, ÜÇKAPILI, ÇARPILIM, APILIMAK
YAPILIH, PILIŞGA, YAPILIK, ÇARPILI, ZIPILIZ, PILIÇKA, KAPILIK, ÇIRPILI, YAPILIŞ, YALPILI, KAPILIŞ
IPILIK, YAPILI, KAPILI
PILI
Yaygı.
EŞYAPILI
Yapılışları aynı olan kelimeler için kullanılır. Aralarında bir eşyapı dönüşümü var olan.
YAPILIPINAR
Kahramanmaraş şehri, Gücük bucağına bağlı bir bölge.
APILIMAK
Sendelemek.
KAPILILIK
Kapılı olma durumu.
ÜÇKAPILI
Niğde şehri, Çamardı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇARPILIŞ
Çarpılma işi.
KAPILIVERMEK
Elinde olmadan kapılmak.
ÇARPILIVERMEK
Çabucak çarpılmak.
ÇARPILIM
Yükseltici aygıtlardaki pürüzler yüzünden bir görüntünün, bir sesin ya da bir titreşim biçiminin bozulması.
YAPILIH
Yapıya uygun (kereste ve benzerleri için).
PILIŞGACI
Vurguncu. Rüşvetçi.
BÜYÜKKAPILI
Adana ilinde, Yakapınar bucağına bağlı bir bölge.
ÇARPILIVERME
Çarpılıvermek işi.
YAPILIKÇILIK
Sahnede mekanik ve fizik araçlarla bir telkin havası yaratmak temeline dayanan yeni tekniğe göre eser yazma çığırı.
KAPILIVERME
Kapılıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DELİŞMEN
Zıpır. Çılgın, hercai. Güçlü, hareketli, sağlam yapılı.
DÖKÜM
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.
FOTOSENTEZ
Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.
AYAKSIZLAR
Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım.
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.
FİRE
Ağırlık yitimi. Eksik, noksan. Bir iş yapılırken çıkan artık parça.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
BÜNYE
Vücut yapısı. Yapılış, kuruluş. Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
FERFORJE
Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
ETENESİZLER
Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.
DIZMAN
İri yapılı, uzun boylu, şişman.
CÜSSELİ
İri yapılı, iri gövdeli, iri yarı (kimse).
BRAHMA
İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.
CÜSSESİZ
İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).