Kelimeler arşivinde; içinde "pıhtı" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıhtı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pıhtı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıhtı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PIHTILAŞABİLMEK
PIHTILAŞTIRMAK, PIHTILAŞABİLME
PIHTILAŞTIRMA
PIHTILANMAK, PIHTILAŞMAK
PIHTILANMA, PIHTILAŞMA
PIHTIMAK
PIHTI
PIHTI
Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.
PIHTILANMA
Pıhtılanmak işi.
PIHTILAŞMAK
Pıhtı durumuna gelmek.
PIHTILAŞMA
Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.
PIHTILAŞABİLME
Pıhtılaşabilmek işi.
PIHTILANMAK
İçinde pıhtılar olmak.
PIHTIMAK
Çökerek saklanmak, sinmek.
PIHTILAŞTIRMAK
Pıhtı durumuna getirmek.
PIHTILAŞABİLMEK
Pıhtılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PIHTILAŞTIRMA
Pıhtılaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PIHTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DIC
Yaygın damar içi pıhtılaşma.
AKSELERİN
Kan pıhtısı oluşumu sırasında protrombinin trombine dönüşümünde görev yapan bir yardımcı protein olan proakselerinin aktif durumu.
SEDİMANTASYON
Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.
ÇELERMEK
Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Hayvanlar fazla yağlanarak ölmek. Hayvanlar ansızın ölmek. Davarlar ilkbaharda taze olan otları çok yiyip hazmedemeyerek ölmek. Gözleri bir noktaya dikilerek ölmek: Tavuğa bir taş vurdum çelerdi kaldı. Ekinler yeşermek. Büyümek, gelişmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek: Terbiyesiz çocuk babasına çelermeğe başlamış. Bebek ağlamaktan tıkanmak: Kız koşsene, çocuk çelerdi. Boğaza birşey tıkanıp çıkarmağa çalışmak. Soğukta kalıp üşümek. Sallanarak yürüyüp kendini göstermek. Kan pıhtılaşmak. Susuzluktan bayılmak. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak. Vurulan yer yara olmak: Koluma bir değnek vurdular kolum çelerdi. Soğuktan donacak gibi üşümek.
BAHAÇLANMAK
Katılaşmak, pıhtılaşmak.
ANTİKOAGÜLASYON
Pıhtılaşmanın önlenmesi, antikoagülan tedavi.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
ANİSTREPLAZ
Plazminojenin kandaki bilinen biçimi olan glu-plazminojene göre pıhtıya daha fazla ilgi ve seçicilik gösteren, liz-plazminojen biçiminin sterptokinazla yaptığı karmaşık yapı.
FİBRİNOJEN
Pıhtılaşma sırasında fibrine dönüşen bir kan proteini.
FİBRİN
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein.
ANTİKOAGÜLANT
Kanın pıhtılaşmasını önleyen veya geciktiren madde.
ANTİKOAGULANT
Kanın pıhtılaşmasını engelleyen herhangi bir madde. Örnek: heparin, hirudin.
SERUM
Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı. Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
SÜLÜKLER
Halkalılar takımından, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, uzun ve yassı vücutları otuz dört parçadan oluşmuş, gözleri gelişmemiş, iki çekmenli, kan emen türlerinde tükürük bezlerinin bir salgısı kanın pıhtılaşmasını önleyen bir enzim yapan asalaklar sınıfı.
HEMOFİLİ
Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı.
ALBUMİN
Yumurta akı, süt ve kan serumunda bulunan, ısıtılınca pıhtılaşan, suda çözünebilen basit bir protein. Suda çözünebilen, sıcaklıkla koagüle olabilen, doymuş tuz çözeltilerle çöktürülebilen protein.
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.
ATEROSKLEROZİS
Büyük ve orta boyuttaki atardamar duvarlarının iç yüzeyinde gelişen, ateromatoz plaklar adı verilen kolesterol kristalleri ve hücrelerden oluşan nekrotik kitlelerle belirgin bir hastalık, ateromatoz plak, ateroskleroz. Bu plaklar kan pıhtılaşmasını kolaylaştırarak trombüs ve emboli oluşmasına yol açar, atardamarlarda kan akımı engellenir.
ANTİKOAGÜLAN
Pıhtılaşmayı önleyici.