İçinde PIHTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pıhtı" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıhtı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pıhtı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıhtı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PIHTILAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

PIHTILAŞTIRMAK, PIHTILAŞABİLME

13 harfli kelimeler

PIHTILAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

PIHTILANMAK, PIHTILAŞMAK

10 harfli kelimeler

PIHTILANMA, PIHTILAŞMA

8 harfli kelimeler

PIHTIMAK

5 harfli kelimeler

PIHTI

Bazı kelimelerin anlamları

PIHTI

Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.

PIHTILANMA

Pıhtılanmak işi.

PIHTILAŞMAK

Pıhtı durumuna gelmek.

PIHTILAŞMA

Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

PIHTILAŞABİLME

Pıhtılaşabilmek işi.

PIHTILANMAK

İçinde pıhtılar olmak.

PIHTIMAK

Çökerek saklanmak, sinmek.

PIHTILAŞTIRMAK

Pıhtı durumuna getirmek.

PIHTILAŞABİLMEK

Pıhtılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PIHTILAŞTIRMA

Pıhtılaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında PIHTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PIHTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DIC

Yaygın damar içi pıhtılaşma.

AKSELERİN

Kan pıhtısı oluşumu sırasında protrombinin trombine dönüşümünde görev yapan bir yardımcı protein olan proakselerinin aktif durumu.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

ÇELERMEK

Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Hayvanlar fazla yağlanarak ölmek. Hayvanlar ansızın ölmek. Davarlar ilkbaharda taze olan otları çok yiyip hazmedemeyerek ölmek. Gözleri bir noktaya dikilerek ölmek: Tavuğa bir taş vurdum çelerdi kaldı. Ekinler yeşermek. Büyümek, gelişmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek: Terbiyesiz çocuk babasına çelermeğe başlamış. Bebek ağlamaktan tıkanmak: Kız koşsene, çocuk çelerdi. Boğaza birşey tıkanıp çıkarmağa çalışmak. Soğukta kalıp üşümek. Sallanarak yürüyüp kendini göstermek. Kan pıhtılaşmak. Susuzluktan bayılmak. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak. Vurulan yer yara olmak: Koluma bir değnek vurdular kolum çelerdi. Soğuktan donacak gibi üşümek.

BAHAÇLANMAK

Katılaşmak, pıhtılaşmak.

ANTİKOAGÜLASYON

Pıhtılaşmanın önlenmesi, antikoagülan tedavi.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

ANİSTREPLAZ

Plazminojenin kandaki bilinen biçimi olan glu-plazminojene göre pıhtıya daha fazla ilgi ve seçicilik gösteren, liz-plazminojen biçiminin sterptokinazla yaptığı karmaşık yapı.

FİBRİNOJEN

Pıhtılaşma sırasında fibrine dönüşen bir kan proteini.

FİBRİN

Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein.

ANTİKOAGÜLANT

Kanın pıhtılaşmasını önleyen veya geciktiren madde.

ANTİKOAGULANT

Kanın pıhtılaşmasını engelleyen herhangi bir madde. Örnek: heparin, hirudin.

SERUM

Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı. Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

SÜLÜKLER

Halkalılar takımından, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, uzun ve yassı vücutları otuz dört parçadan oluşmuş, gözleri gelişmemiş, iki çekmenli, kan emen türlerinde tükürük bezlerinin bir salgısı kanın pıhtılaşmasını önleyen bir enzim yapan asalaklar sınıfı.

HEMOFİLİ

Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı.

ALBUMİN

Yumurta akı, süt ve kan serumunda bulunan, ısıtılınca pıhtılaşan, suda çözünebilen basit bir protein. Suda çözünebilen, sıcaklıkla koagüle olabilen, doymuş tuz çözeltilerle çöktürülebilen protein.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

ATEROSKLEROZİS

Büyük ve orta boyuttaki atardamar duvarlarının iç yüzeyinde gelişen, ateromatoz plaklar adı verilen kolesterol kristalleri ve hücrelerden oluşan nekrotik kitlelerle belirgin bir hastalık, ateromatoz plak, ateroskleroz. Bu plaklar kan pıhtılaşmasını kolaylaştırarak trombüs ve emboli oluşmasına yol açar, atardamarlarda kan akımı engellenir.

ANTİKOAGÜLAN

Pıhtılaşmayı önleyici.