İçinde PÜSKÜRTME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "püskürtme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde püskürtme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu püskürtme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında püskürtme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PÜSKÜRTME

Püskürtmek işi. Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim. Püskürtülerek yapılmış. Sıçramış, fırlamış.

PÜSKÜRTMEK

Püskürme işini yaptırmak. Geri dönmek zorunda bırakmak. Fışkırtmak. Hızla ve savurtarak çıkarmak.

  -   -   -  

Anlamında PÜSKÜRTME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜSKÜRTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIKMAK

Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.

TÖSKÜRTMEK

Hayvanı geri geri yürütmek. Düşmanı püskürtmek.

PÜSKÜRTÜŞ

Püskürtme işi.

FISFIS

Koku, ilaç ve benzerleri sıvıları püskürtmek için kullanılan araç.

DUŞ

Temizlik veya tedavi amacıyla suyu yüksekten üzerine doğru püskürtme yoluyla yıkanma. Bu biçimde yıkanmaya yarayan alet.

KLORLAMAK

Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. Savaşta insanlara, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak.

CIRTTIRMAK

Püskürtmek. Fırlatmak.

YAĞMURLAMA

Yağmur gibi su püskürtme.

TULUMBA

Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç.

FLİTLEMEK

Flit vb. kullanarak bir yere ilaç püskürtmek.

TABANCA

Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah. Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç.

CIMKIRTMAK

Fışkırtmak, püskürtmek.

PÜSKÜRTÜLMEK

Püskürtme işi yapılmak.

ÇIMKIRTMAK

Fışkırtmak, püskürtmek: Üstüme su çımkırtma.

PÜSKÜRTÜCÜ

Püskürtme işini yapan araç, sprey.

KUMLAMA

Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme. Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pürüzlü duruma getirme.

SÜLFATLAMA

Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme veya bitkileri bu maddelere bulama işlemi.

FISFISLAMAK

Koku, ilaç vb. sıvıları püskürtmek.

İLAÇLAMAK

İlaç sürmek. Mikroplardan arındırmak, zararlı böceklerden korunmak amacıyla ilaç püskürtmek veya sıkmak.

CIZGIRTMAK

Su püskürtmek. Dönmek, caymak.