Kelimeler arşivinde; içinde "püse" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde püse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu püse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında püse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PÜSENLEMEK
PÜSEGABA, PÜSERMEK
PÜSENÇE, PÜSENEK, PÜSENGİ, PÜSENLİ, PÜSENTİ, YELPÜSE
PÜSENK
PÜSEN
PÜSE
PÜSE
Zamk. Keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre. Çamların çıralı yerlerinden elde edilen siyah katran. Çiy, kırağı. Katran.
PÜSEN
Sis. İnce ince yağan kar, yağmur, çisenti. Sisli havalarda dallarda donan kar, kırağı, kırç. Bitkileri yapışkan bir sıvıyla sararak kurumalarına neden olan hastalık. Yapışkan, sıvışık. Kırağı, çiğ (Çayağzı). Ahmak ıslatan.
PÜSENEK
Fındığın tırtılımsı biçimdeki erkeklik organı. İnce ince yağan kar, yağmur, çisenti.
PÜSENTİ
İnce ince yağan kar, yağmur, çisenti.
PÜSERMEK
Tahta ve benzerleri şeyler ıslaklık nedeniyle şişmek.
PÜSENGİ
Sisli havalarda dallarda donan kar, kırağı, kırç.
PÜSENLİ
Sisli (hava). Püsen hastalığına tutulmuş (bitki için).
YELPÜSE
Altınla birlikte takılan yürek biçiminde, gümüş, ince üstü savatlanmış takı.
PÜSEGABA
Katran.
PÜSENK
Çisenti, ince yağan yağmur.
PÜSENÇE
Güneşte kurutulmuş pastırma.
PÜSENLEMEK
Kar, yağmur ince ince, yavaş yavaş yağmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASIRA
Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.