Kelimeler arşivinde; içinde "puğu" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde puğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu puğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında puğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAVŞANTOPUĞU
DOŞANTOPUĞU
PUĞURSAMAK
PUĞUNT
PUĞUR, PUĞUT
PUĞU
PUĞU
Baykuş.
DOŞANTOPUĞU
Boz renkli, güzel kokulu, sapı ve kökünün kabukları soyulunca yenilebilen, papatya yapraklarına benzer yapraklı bir bitki.
PUĞURSAMAK
Dişi deve erkek istemek.
PUĞUT
Kavrulmuş ve dövülmüş mısır ya da leblebiyi şekerle karıştırarak yapılan yiyecek. Pekmezle mısır unundan yapılan tatlı.
PUĞUR
İki hörgüçlü, damızlık erkek deve.
PUĞUNT
Armut kurusuyla buğdayı kavurup öğüterek yapılan yiyecek. Kavrularak öğütülmüş ve şekerle karıştırılmış buğday.
TAVŞANTOPUĞU
1.Top biçiminde, güzel kokulu, sarı kır çiçeği. 2.Kırlarda biten 40 santimetre boyunda, kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde PUĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇELPEŞİYH
Topuğu geçmeyen ince ve kaypak çamur; bk. ayrıca çamır.
ÇIBIK
Çubuk. Killi toprak. Kumlu toprak. Ufak taşlı toprak. 50 cm. boyunda sigara içilen takım. İnce ip: Öğretmenim çıbığımı vermiyor. Pulluğun ortasındaki uzun demir. Çocukların topuğunun arkasında çıkan yara. Göz hastalığı. Bir yün ve çul motifi. inee, uzun kurşun parçaları. (Aksaray Niğde). Palaz ve çuvallar üzerindeki çubuğu andıran motif. (Yenikent Aksaray Niğde). Dolma av tüfeklerinde namluya konan barut ile saçmayı sıkıştırmağa yarayan deynek. (Akbaş Güdül Ankara). Dokuma tezgahında erişin arasındaki uzun çıta. (Kızılca Bor Niğde).
ÇİYNEK
Yol ağzı, uğrak. Kıvılcım. Topuğuna basılarak giyilen ayakkabı.
SARIKEBE
Baykuş cinsinden puğu ta'bir oluan kuşun büyük nev'i.
ASABA
Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.
ENGELLEMEK
Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.
HUZME
Çizme ya da potinin topuğu arkasına takılan ve bineği dürtüp hızlandırmaya yarayan demir mahmuz.
TOMRA
Kurumuş çamur : Tomraları doldur da at. Ayak topuğunda oluşan çatlaklar.
TOPAK
Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.
ÇARPUK
Eğri, çarpık. Yalancı: Bırak şu çarpuğu.
DEMİR
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.
ÖKÇE
Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk. Saban demirinin geçtiği ağaç parçası. Topuğun arka bölümü.