Kelimeler arşivinde; içinde "posta" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde posta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu posta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında posta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARTPOSTALCILIK, POSTALAYABİLMEK
POSTALAYABİLME
KARTPOSTALCI
POSTABDOMEN, POSTALANMAK
KARTPOSTAL, POSTACILIK, POSTALAMAK, POSTALANMA, HİPOSTATİK
SİMPOSTAN, POSTAYOLU, HİPOSTASİ, POSTAHANE, POSTALAMA
POSTAĞNE, POSTALCI, POSTALLI, HİPOSTAZ
POSTANE, POSTAKI, POSTACI
POSTAL, POSTAR
POSTA
POSTA
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
POSTALANMAK
Postalama işi yapılmak.
POSTABDOMEN
Akreplerde abdomenin beş arka dar segmenti; metasoma. Örümceklerin anal tüberkülü.
POSTAYOLU
Şose.
POSTAHANE
Postaevi. Posta gönderme kuruluşu. Kargo veya lojistik destek sağlayan yer.
HİPOSTATİK
Hipostazisla ilgili olan. Hipostazisis gösteren. Hipostazisisin neden olduğu hipostazisa bağlı olan.
HİPOSTASİ
Bir karakterin ortaya çıkmasından sorumlu genler arasında baskılayıcı etki olmaması durumu.
SİMPOSTAN
Birden.
POSTALAYABİLME
Postalayabilmek işi.
KARTPOSTAL
Genellikle dikdörtgen biçiminde ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, zarflı veya zarfsız gönderilen posta kartı, kart.
POSTACILIK
Posta işletme işi. Postacının görevi.
KARTPOSTALCI
Kartpostal basan veya satan kimse.
KARTPOSTALCILIK
Kartpostalcının yaptığı iş.
POSTALANMA
Postalanmak işi.
POSTALAYABİLMEK
Postalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
POSTALAMAK
Postaya vermek. Herhangi bir sebeple birini yanından uzaklaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde POSTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MENZİL
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.
MANDAPOST
Posta havalesi.
GÖNDERİ
Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.
HAVALE
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.
BAKIMLIK
Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
KART
Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Oyun kâğıdı. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal.
PALAVRA
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon. Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. Uzun ve boş konuşma, martaval.
KOLİ
Posta paketi. İçinde türlü eşya bulunan çeşitli büyüklükte paket.
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.
MENZİLCİ
Uzak yerlere menzil beygirleriyle giden posta tatarı.
POSTACI
Mektup, gazete, havale, paket vb.ni gönderilen yere ulaştıran posta idaresi görevlisi.
POSTRESTANT
Alıcısı tarafından postaneden alınmak üzere gönderilen mektup veya paket.
GÖNDERİCİ
Posta ile paket, telgraf, mektup vb. gönderen kimse.
POSTALAMA
Postalamak işi.
ELMEK
Elektronik posta.
POSTANE
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
MEKTUP
Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name.
KARGO
Yük taşıyan uçak ya da gemi. Bu şirketin taşıdığı yük veya posta. Uçak, gemi vb. bir taşıtla taşınan eşya, yük. Bir yerden bir yere yük veya posta taşıyan şirket.