Kelimeler arşivinde; içinde "pişi" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pişi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pişi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pişi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PİŞİKCIRNAĞI, PİŞİREBİLMEK
PİŞİKLENMEK, PİŞİRİCİLİK, PİŞİREBİLME
PİŞİRİLMEK, PİŞİRİMLİK, KAPLAKPİŞİ, GORNAPİŞİK
PİŞİRİLİŞ, PİŞİRİLME, PİŞİLEMEK, PİŞİRTMEK
PİŞİRTME, PİŞİKMEK, PİŞİRMEK, PİŞİRGİÇ, PİŞİRKEÇ, PİŞİRİCİ, PİŞİRGEÇ
KEPİŞİK, PİŞİNTİ, PİŞİRİK, PİŞİKÇİ, PİŞİKCİ, KİPİŞİK, HAPİŞİK, PİŞİRME, PİŞİRİŞ, PİŞİRİM
PİŞİ
Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı.
PİŞİRTME
Pişirtmek işi.
PİŞİREBİLME
Pişirebilmek işi.
PİŞİRİLME
Pişirilmek işi.
PİŞİLEMEK
Birine çok değer vermek, pohpohlamak.
PİŞİRİLİŞ
Pişirilme işi.
PİŞİRTMEK
Pişirme işini yaptırmak.
PİŞİRİCİLİK
Pişirici olma durumu.
PİŞİKLENMEK
Mızıkçılık etmek.
PİŞİRİMLİK
Pişirilecek kadar olan.
PİŞİREBİLMEK
Pişirme imkânı veya olasılığı bulunmak. Pişirmeyi becerebilmek.
KAPLAKPİŞİ
Kadınların taktıkları altınlı başlık.
PİŞİRİLMEK
Pişirme işine konu olmak.
PİŞİKMEK
Mızıkçılık etmek.
PİŞİKCIRNAĞI
Kedi ayağına benzeyen bir çeşit ot.
GORNAPİŞİK
Efsane ve masallardan gelerek halk düşüncesine yerleşmiş kediye benzer korkunç bir yaratık.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRPICI
Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.
BÖREK
Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi.
BUĞULAMAK
Buğudan geçirmek, buğuya tutmak. Bazı yemekleri buğu ile pişirmek.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
CEZVE
Kahve pişirmeye yarayan, saplı, küçük kap.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
BAZLAMA
Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
BÖRTMEK
Az pişirmek, haşlamak. Kabarmak, şişmek.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
CIZBIZ
Izgarada pişirilmiş (et).
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
BASTI
Kıyma ile pişirilmiş sebze.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.