Kelimeler arşivinde; içinde "pigme" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pigme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pigme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pigme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERPİGMENTASYON
HİPOPİGMENTASYON
PİGMENTOGENEZİS
DEPİGMENTASYON
PİGMENTOLİZİS
PİGMENTASYON
PİGMENT
PİGME
PİGME
Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.
PİGMENTOLİZİS
Pigmentin yıkımlanarak ortadan kalkması.
HİPERPİGMENTASYON
Aşırı pigmentasyon.
DEPİGMENTASYON
Bir hücrenin pigmentini kaybetmesi.
PİGMENT
Boyar madde.
PİGMENTASYON
Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması. Pigment birikimi. Renk verici maddenin birikimi. Pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği. Tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi.
PİGMENTOGENEZİS
Pigment oluşması.
HİPOPİGMENTASYON
Pigmentasyonun yetersiz oluşu.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİGME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİKOKRİZİN
Kahverengi alglerde (Chrysophyta) bulunan kromatoforlardaki altın sarısı pigment.
FAEOHİFOMİKOZİS
Kimi pigmentli mantar türlerinin oluşturduğu fırsatçı enfeksiyonların genel adı.
BARTONELLOZİS
Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.
BARAS
Halk dilinde Deride pigmentasyon. Alak.
BİLİFLAVİN
Biliverdinden elde edilen sarı renkli pigment.
KROMATOFOR
Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
CHROMOBAKTERİUM
Küçük, sporsuz hareketli, gram negatif ve değişik renklerde pigment oluşturan, Pseudomonaslara benzeyen, genellikle toprak ve suda bulunan, apse, ishal ve septisemi oluşturan çomak biçimli bir bakteri cinsi.
AKOLÜRİ
İdrarda safra pigmentlerinin yokluğu.
FİKOKROM
Alglerde bulunan pigment için kullanılan genel terim.
ACHROMOBACTER
Gram negatif, çubuk biçiminde, aerobik, katalaz test pozitif, oksidaz test negatif, pigmentsiz bir bakteri grubu.
DURİN
Afrika, Asya, Kuzey ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinde atlarda Trypanasoma equiperdum'un neden olduğu, üreme organlarında yerel yangıya ilgili ödem, ülser ve kurbağa kabuğuna benzer tarzda pigmentsiz lekelerin yanı sıra deri ve sinir sisteminde patolojik değişimlerle belirgin, çiftleşmeyle bulaşan hastalık, çiftleşme egzantemi, koyital egzantem, örtü hastalığı, kabuk hastalığı, at frengisi, Halk dilinde bahl.
BAKTERİYOKLOROFİL
Bazı bakterilerde bulunan ve ışığı absorblayan pigment. Pembe veya yeşil fotosentetik bakterilerde başlıca ışık tutucu olarak görev yapan bir çeşit klorofil.
SOLMA
Solmak işi. Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi.
ISLATMA
Islatmak işi. Bağlayıcının pigment taneciklerini tamamen sarması.
EZİLME
Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
DİYAPOZ
Birçok böceğin hayatının belirli bir safhasında gelişmesinin bir süre durması olayı. Bir çok böceğin hayatının belirli bir döneminde gelişmesini bir süre durdurması olayı. Uzun süren kötü hava şartlarında hayatın devamını sağlamak için kırk ayaklılar, dişi sivrisinek, karıncalar ve benzerleri canlıların fizyolojik olarak hazırlandığı ve biyolojik gelişmenin sınırlandırıldığı, yumurta, larva, nimf, pupa ve ergin devrelerde görülebilen, konakçı arama etkinliğinin azaldığı büyüme ve gelişmenin durduğu, metabolizmanın etkinliğini kaybetmesinden dolayı artık maddelerin son ürünlerinden olan pigmentlerin oldukça arttığı, iç ve dış organların yıprandığı, böceklerde uçuş ve hareket isteğiyle uyarılma ve uyarılara cevap verme yeteneğinin büyük ölçüde azaldığı, kasların gittikçe işlevini kaybederek bir çeşit felcin oluştuğu dönem.
ÇÖKME
Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
FİKOERİTRİN
Kırmızı alglere rengini veren ve bazı Cyanobacteria ve Cryptophyceae'de de bulunan yardımcı fotosentetik pigment.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
ASTAKSANTİN
Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.