Kelimeler arşivinde; içinde "perçin" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde perçin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu perçin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında perçin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PERÇİNLEYEBİLMEK
PERÇİNLEYEBİLME, PERÇİNLEŞTİRMEK
PERÇİNLEŞTİRME
PERÇİNLETMEK, PERÇİNLENMEK, PERÇİNLEŞMEK
PERÇİNNEMEK, PERÇİNLETME, PERÇİNLEYİŞ, PERÇİNLEŞME, PERÇİNLENME, PERÇİNLENİŞ, PERÇİNLEMEK
KARAPERÇİN, PERÇİNLEME
PERÇİNSİZ
PERÇİNLİ
PERÇİN
PERÇİN
İki veya daha çok levhayı birbirine bağlamak için geçirilen çivinin, ezilerek baş durumuna getirilen ucu.
PERÇİNLEYEBİLMEK
Perçinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PERÇİNLEYİŞ
Perçinleme işi.
KARAPERÇİN
Samsun ilinde, Tekkeköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
PERÇİNLETME
Perçinletmek işi.
PERÇİNLEŞTİRMEK
Perçinli duruma getirmek, perçinleşmeyi sağlamak, sağlamlaştırmak.
PERÇİNNEMEK
Perçinlemek.
PERÇİNLENİŞ
Perçinlenme işi.
PERÇİNLEMEK
Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.
PERÇİNLEŞME
Perçinleşmek işi.
PERÇİNLENME
Perçinlenmek işi.
PERÇİNLEŞTİRME
Perçinleştirmek işi.
PERÇİNLENMEK
Perçinleme işine konu olmak.
PERÇİNLEŞMEK
Arkadaşlık, dostluk ilişkileri çok güçlenmek, pekişmek, sağlamlaşmak.
PERÇİNLETMEK
Perçinleme işini yaptırmak.
PERÇİNLEYEBİLME
Perçinleyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERÇİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
PERÇİNSİZ
Perçin yapılmamış olan.
BERÇİM
Perçin.
BERCİM
Perçin.
KAMAMAK
Kapatmak. Kilitlemek. Perçinlemek, tutturmak, pekiştirmek. Yamamak. Birini eleştirmek. Desteklemek : Senin sözleri ben kamadım. Yakalamak, bir yerde kıstırmak (bir kimseyi): Düşmanı orada kamadım. Örtmek, kapamak (kapı, pencere ve benzerleri için). Bıçak, çakı ve benzerleri araçların ağzını kapatmak, ucunu gizlemek. Birini bir yere sıkıştırmak. Çivilemek, perçinlemek, çakmak.
PERÇİNLİ
Perçin yapılarak sağlamlaştırılmış.
MURTAT
İnatçı, ters kişi. Hain kişi. İşe yaramaz, kötü (eşya). Kalaycıların kap kaçak düzeltmek ve perçin yampak için kullandıkları örsü andıran demir araç. (Tokat).
DEMÜRLENMEK
Perçinlenmek, kenetlenmek. Bukağılanmak.
BERÇİNLEMEK
Perçinlemek.
ÇIKSAMAK
Cıvataları, perçinleri gevşemek (aracın ya da aygıtın).
YANÇEKİCİ
Nalbantlıkta kullanılan küçük çekiç. Perçin yapmakta kullanılan küçük çekiç. (Karaağaç Bozuyük Bilecik).
PERÇİM
Perçin.
BERÇİN
Perçin. Bahçe, etrafı çevrilmiş tarla. Sertleşmiş toprak, toprağı pek, katı olan arazi. Taş yığını. Kütahya şehrinde, Domaniç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇANÇIK
Ağaç perçin.
PERÇİNLEME
Perçinlemek işi.
BERCİN
Perçin.
KÜÇÜKÖRS
Çivi perçinleme örsü. (Ankara).