İçinde PERLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "perli" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde perli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu perli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında perli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HİPERLİPİDEMİ

12 harfli kelimeler

BAŞEKSPERLİK

11 harfli kelimeler

HİPERLİPEMİ

10 harfli kelimeler

RENÇPERLİK

9 harfli kelimeler

EKSPERLİK

8 harfli kelimeler

DAMPERLİ, PERLİTLİ, SİPERLİK, ÇEPERLİK, ÇİPERLİK, KÜMPERLİ

7 harfli kelimeler

ÇEPERLİ, SİPERLİ

6 harfli kelimeler

PERLİT

5 harfli kelimeler

PERLİ

Bazı kelimelerin anlamları

PERLİ

Pezevenk. Kütahya şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

SİPERLİK

Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılmış olan koruyucu engel, siper, güneşlik. Siper olma özelliği bulunan yer.

PERLİTLİ

Özünde perlit bulunduran.

KÜMPERLİ

Kahramanmaraş ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

PERLİT

Erimiş sodyum, potasyum, alüminyum silikattan ibaret olan cam gibi bir volkanik kayadan patlatılarak pudra hâline getirilmiş bulunan, hazır sıva, hafif levha yapımında, izolasyon işinde, yem maddelerinin preslenmesinde kullanılan yardımcı bir madde. İnci taşı.

EKSPERLİK

Bilirkişinin görevi, uzmanlık.

DAMPERLİ

Damperi olan.

BAŞEKSPERLİK

Başeksper olma durumu. Başeksperin yaptığı iş.

ÇEPERLİK

Yağmurlu, çamurlu hava: Çeperlik olmadan harmanı kaldırsaydık. Çeper yapmaya elverişli çalı, diken, tahta gibi şeyler.

HİPERLİPEMİ

Kanda aşırı miktarda yağ bulunuşu, lipemi, lipidemi, hiperlipidemi. Hiperlipidemi.

SİPERLİ

Siperi olan.

HİPERLİPİDEMİ

Hiperlipemi. Atlar ve köpeklerde kalıtsal, hipotiroidizm, şeker ve cushing hastalığı gibi kimi iç salgı bozukluklarında ortaya çıkan, serum kolesterol ve trigliserit seviyesinin artışıyla belirgin olan bir hastalık. Kanda lipit düzeyinin anormal derecede artışı, lipemi, lipidemi, hiperlipemi.

RENÇPERLİK

Rençper olma durumu, rençperin işi, ırgatlık.

ÇEPERLİ

Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.

ÇİPERLİK

Yağmurlu, soğuk (hava hakkında).

  -   -   -  

Anlamında PERLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PERLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEVKAZANI

Sel sularının, su düşüşleri altında kalan kayalık yataklarında, çakıl taşlarıyla birlikte yaptıkları burgaçsal devinim sonunda açılan derin oyuklara verilen ad. Hızlı akan bir çağlayanın,altındaki taş parçalarının bulundukları yerde, burgaç devimiyle bir delici yatağı delerek oluşturduğu derin, dip çeperli oyuk ya da delik.

GABALAK

Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.

FİYORD

Denizin dar, uzun ve dik çeperli bir kolu; genel olarak, kara içine doğru uzanan batmış oluk biçiminde bir buzul koyağı.

KASKET

Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık.

GİRELİK

Paravana, siperlik. Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.

YELKESEN

Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık.

TERMOS

Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.

BUZYALAĞI

Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık çember biçimli çukurluk. Yüksek dağlarda buzullarla kazılmış, dik çeperli, önünde bir eşik bulunan kazan biçimindeki derin oyuk.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

VOLTAMPER

Dalgalı gerilimde, 1 volt olan bir gerilim altında 1 amperlik akımın ürettiği güç birimi.

IRGATLIK

Irgat olma durumu, rençperlik.

GÜNEŞLİK

Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü. Siperlik. Güneş ışınlarını alan (yer).

ÇELKE

Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl. Kuyu bileziği. Çalı duvarı. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Evlerin, hanay bölümünün önünde bulunan yemek ve ekmek pişirme siperliği. (Körküler Yalvaç Isparta).

APLANOSPOR

Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor.

SİPER

Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

EPİTEM

Bitkilerde stomayı andıran açıklığın hemen altında ince çeperli, bol hücreler arası boşluklu, kloroplâstsız, kütinleşmiş hücrelerle ya da kaspari şeritleri ile de kuşatılabilen parenkimatik doku.

MAPA

Ucu halkalı cıvata. Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

GALAK

Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).

İLEÇBELİK

Rençperlik, çiftçilik.