Kelimeler arşivinde; içinde "pelte" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pelte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pelte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pelte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PELTEKLEŞMEK
PELTEKLEŞME, PELTELENMEK, PELTELEŞMEK, PELTEŞENLİK
PELTELENME, PELTELEŞME
PELTEKLİK, TEPELTEPE
KEPELTEN, PELTEKÖY
SPELTER
PELTEK
PELTE
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
PELTELENME
Peltelenmek işi.
PELTELEŞMEK
Pelte kıvamını almak. Çok yorulmak. Donuklaşmak, yumuşamak, ağırlaşmak.
PELTELEŞME
Pelteleşmek işi. Bitkisel hücre zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması.
KEPELTEN
Balıkçıl.
PELTEK
Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse). Tutuk, titrek (konuşma). Tutuk, titrek bir biçimde.
PELTEKLİK
Peltek olma durumu, peltek konuşma.
PELTEKÖY
Elâzığ ili, Poyraz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PELTEKLEŞME
Peltekleşmek işi.
SPELTER
Galvaniz yapımında kullanılan %99,6 saflıktaki ticari çinko.
PELTEKLEŞMEK
Peltek duruma gelmek.
TEPELTEPE
Giresun kenti, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PELTEŞENLİK
İçinden çıkılamayacak kadar yapışkan ve katı çamur, bataklık.
PELTELENMEK
Pelte kıvamında olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PELTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EBRİMEK
Bozulmak, eskiyip çürümek, peltelenmek.
FOLAK
Peltek, kelimeleri tam ve doğru söyleyemeyen. Soyulmuş, ayıklanmış (fındık, ceviz ve benzerleri için). Şişkin, kabarık: Folak gözlü.
ELBEŞTE
Tabakların kullandıkları tekne. Kulplu büyük kazan. Kuyu çengeli. Erimiş, pelteleşmiş. Elinden bir iş gelmeyen. Tabakların kullandıkları büyük tekne, kulplu büyük kazan.
GELİNÖNÜ
Nişasta peltesi. Taze yağa bulanmış sıcak bazlama.
ELPEŞTE
Erimiş, pelteleşmiş.
CALAY
Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi.
LÜKNET
Dilde pelteklik, tutukluk.
CILDIR
Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi. Az akan su. Dönek adam. Azalan su.
GEGE
Gaga. Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse). Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Baston: Gegeyi ver dedem camiye gidecek. Beceriksiz, eli işe yatkın olmayan. Peltek konuşan kişi. Çörek. Eğri çizgi. Geveze. Meyve dallarını eymek ya da davarları yakalamakta kullanılan ucu çengelli sırık. Saplı, sapsız ağaç ya da demir çengel.
DOLAS
Helva. Pekmezli pelte.
HASEN
Balkabağının yenilmeyen çekirdekli kısmı. Kıvamı bozulup pelteleşen şey.
EZMA
Erik ve kızılcık pekmezi. Ezme, çeşitli meyvelerin suyundan yapılabilen, su katılarak şurup hâlinde içilen peltemsi gıda.
BASDIK
Pestil. Üzüm şırasını kaynatıp içine nişasta bulamakla yapılan pelte.
ELMASİYE
Dondurulmuş meyve suyundan yapılmış olan bir pelte türü.
DELEME
Topaç. Yağı alınmış çiğ sütten yapılan peynir. Yeni uyumuş ve süzülmemiş peynir. Kesilmiş süt, süt kesiği. Yeni yavrulamış inek, koyun ve benzerleri hayvanların ilk sütlerinin pişirilip peltelenmişi. Çok taze 'civil' peynir; tam pişmemiş yağda yumurta. Maya ile kestirilmiş süt.
FIKFIK
İrmik ile yapılan bir çeşit pelte. Un ile yapılan bir çeşit yemek. Fahişe, kötü kadın. Duyduğu bir sözü hemen başkasına ileten, söz getirip götüren.
ZERDE
Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç peltesi.
PEKTİN
Bitki dokularında bulunan renksiz, metil grubundan madde. Göze zarının peltemsi kabuğu. Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü karbonhidrat karışımı madde.
BELDEK
Peltek. Belirti.
ĞAÇO
Eriyik, pelte.