İçinde PARILTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "parıltı" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde parıltı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu parıltı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında parıltı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PARILTI

Parıldama, göze çarpan parlaklık.

PARILTISIZ

Parlaklığı olmayan.

PARILTILI

Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık.

  -   -   -  

Anlamında PARILTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PARILTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALK

Şimşek: Balk oynayor. Gece açık havada ufkun herhangi bir yönünde görülen parıltı. Şimşek. Parıltı, parlayış.

GÜMÜŞSERVİ

Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.

AKAY

Adam, erkek. Parıltılı ay, ışıklı ay.

ŞAŞAA

Görkem. Parlaklık, parıltı.

IŞIK

Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

BALKIR

Parıltı. Şimşek.

MUARE

Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

ARGENTİT

Mineral. (Ag2S; metalimsi parıltı, külrengi kara, külrengi; çizgi koyu külrengi; sertlik 2, yoğunluk 7.2-7.4; 179° C altında rombusal, üstünde kubusal.).

OLİVİN

Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat, peridot.

ŞİMŞEK

Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.

ŞAŞAALI

Görkemli. Parıltılı.

NUR

Aydınlık, ışık, parıltı, ziya. İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık.

ATLASAĞACI

Kerestesi açık ya da koyu sarı parıltılı, ağır ve sert, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,8-1,0 gr/cm3 olan değerli bir kaplama ağacı.

IŞILAK

Parıltı.

FOYA

Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.

IŞILTI

Hafif ışık, ışıntı, parıltı. Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık.

FLAŞ

Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.

YAKAMOZ

Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı. Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı.

YALABIK

Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.

BAHA

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Tepsi, fincan tepsisi. Şaşma bildirir ünlem. Ar. Güzellik, zariflik. Ar. Parıltı. Far. Kıymet, değer, paha.