Kelimeler arşivinde; içinde "parlak" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde parlak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu parlak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında parlak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARLAKLAŞTIRICI, PARLAKLAŞTIRMAK
PARLAKLAŞTIRMA, PARLAKLIKÖLÇER, PARLAKPULLULAR
TÜYLÜTOPARLAK
PARLAKLAŞMAK
PARLAKLAŞMA, TOSTOPARLAK
TOPARLAKÇA
PARLAKLIK
TOPARLAK
PARLAK
PARLAK
Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).
PARLAKLAŞTIRICI
Bırakıntının parlak görünmesini sağlayan ve kaplama işlemi sırasında yunağa karıştırılan örgensel özdek.
TOPARLAKÇA
Toparlağa yakın bir biçimde olan.
PARLAKPULLULAR
(Ganoidei,) eşkenar-pullular (Rhamboganoidea) takımlarını içine alır.
PARLAKLAŞMAK
Parlak duruma gelmek.
PARLAKLAŞTIRMA
Parlaklaştırmak işi. Kara ve donuk yüzeylere, bir kabuksuzlayıcı kullanarak parlak renk kazandırma işlemi.
TOPARLAK
Top cephanesi taşıyan araba. Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi.
PARLAKLAŞTIRMAK
Parlak duruma getirmek.
PARLAKLIKÖLÇER
Yansımanın düzgün ve yayınık bölümlerinin fonksiyonu olarak parlaklığı belirleyen aygıt.
TOSTOPARLAK
Bütünüyle toparlak.
TÜYLÜTOPARLAK
Şeftali.
PARLAKLAŞMA
Parlaklaşmak işi.
PARLAKLIK
Parlak olma durumu, revnak. Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki. İlgi ve dikkat çekici olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde PARLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜYÜKAYI
Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız, Yedigir, Dübbüekber.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
ASTRAGAN
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
BALKI
Ağrı, sancı. Güzel, süslü, parlak.
AYYUK
Göğün en yüksek yeri. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı.
BEYAZLATMA
Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.
AYDINGER
Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
BAHRİ
Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
BEDİRLENMEK
Dolunay biçimini almak. Parlak ve sağlıklı görünmek.
AYNALI
Aynası olan. Parlak yüzlü, yakışıklı, güzel.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
BÖCEKKABUĞU
Mor ile yeşil arasında ve metal parlaklığında olan renk. Bu renkte olan.