Kelimeler arşivinde; içinde "pansi" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pansi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pansi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pansi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PANSİYONCULUK
SÜSPANSİYON, EKSPANSİYON, PANSİTOPENİ
PANSİYONCU, PANSİYONER
PANSİYON
PANSİ
PANSİ
Ahırda, taş ya da tahtadan, oluk biçiminde yapılmış hayvan yemliği.
PANSİYONCULUK
Pansiyon sahibi olma durumu. Pansiyon işletme işi.
SÜSPANSİYON
Asıltı. Bir otomobil şasisinin yayla sağlanmış esnekliği.
PANSİTOPENİ
Kanın tüm biçimli elemanlarının üretiminin aşırı derecede baskılanması. Kemik iliği, lenf yumruları ve dalağın işlevlerini baskılayan radyasyon, trikloretilen, nitrofuran bileşikleri ve eğrelti otu gibi zehirlenmelerde görülür. Anemi, trombositopeni ve granülositopeniye neden olur.
PANSİYONER
Pansiyonda kalan kimse.
PANSİYON
Bütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev. Ücretli öğrenci yurdu.
EKSPANSİYON
Genişleme.
PANSİYONCU
Pansiyon sahibi. Pansiyon işleten kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde PANSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMÜLZİYON
Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. bk süspansiyon.
SAPONİN
Birçok bitkide bulunan ve suda köpüklü bir çözelti veren çeşitli steroit gliseritler. Suyla çalkalandığında dayanıklı köpük oluşturarak yüzey gerilimini artırıcı etkilerinden dolayı suda çözünmeyen maddeleri emülsiyon veya süspansiyon hâlinde tutmak için kullanılan, alyuvarların parçalanmasına neden olan bir glikozit türü. Yonca gibi bitkilerde bulunur, sığır ve koyunlarda ciddi şişkinliğe neden olabilirler.
HİPERÖSTROJENİZM
Aşırı östrojen salgılanması veya alınması. Tüm türlerde üreme organlarında östrojenizme benzer bulgulara neden olur. Köpeklerde deri lezyonlarına, kemikiliğinin baskılanması sonucu pansitopeni, anemi, trombositopeni ve granülositopeniye meydana gelir. Engelleyici etkisinin mekanizması bilinmemektedir.
HİDROSOL
Sulu kolloidal süspansiyon.
KOMİ
Otel, pansiyon vb. yerlerde çalışan hizmetli. Lokantalarda garson yardımcısı.
NEFELOMETRE
Standart süspansiyon çözeltilerdeki taneciklerin ışığı saçma miktarları ile karşılaştırarak çözeltideki asılı durumdaki maddelerin miktarını tayin etmekte kullanılan fotometrik veya diğer optik cihazlar.
NEFELOMETRİ
Süspansiyon haldeki, saydam olmayan çözeltilerde ışık saçılma miktarının ölçülmesiyle yapılan nicel analiz.
SÜPERNATANT
Santrifüjasyon ve presipitasyondan sonra üstte kalan sıvı kısım. Bir süspansiyonun santrafüj edildikten sonra ayrılan ve üstte kalan, çözünmeyen ve tortu oluşturan kısmı, süpernatan.
HARMAN
Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
MİKROENEMA
Hacmi 1-20 ml arasında olan ve rektal yoldan uygulanan çözelti veya süspansiyonlara verilen ad.
TÜRBİDİMETRİ
Görünen geçirgenlik (transmitansın ) azalmasına sebep olan sıvı kalınlığı ölçülerek, bir sıvıda süspansiyon halindeki taneciklerin miktarının belirlenmesi.
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
EMÜLSİFİYER
Büyük yağ küreciklerini daha küçük ve bağdaşık parçacıklar biçiminde bir sıvı içinde süspansiyon durumunda dağılmasını sağlayabilen madde, emülsiyonlayıcı.
PLEKSİGLAS
Bir polimetil-2-metilpropenoat plastiğinin ticari adı. Monomerinin kütle veya süspansiyon polimerleşmesi sonucu oluşur. Asit, baz ve pekçok inorganik çözücüde çözünmez. Lineer yapıda, berrak, renksiz, saydam, yüksek yumuşama sıcaklığına sahip, darbe dayanımı yüksek, hava şartlarına dayanıklı bir termoplastiktir. Metil akrilat plastiklerinin ticari adı.