İçinde PAND geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pand" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pand bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pand ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pand olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

PANDİSPANYA, PANDILLAMAK

10 harfli kelimeler

STİPANDROL, PROPANDİOL

9 harfli kelimeler

APANDİSİT, PANDOPODA, PANDOMİMA, PANDEKAMI, PANDANTİF

8 harfli kelimeler

PANDEMİK, PANDOMİM

7 harfli kelimeler

PANDALA, PANDEMİ, APANDİS

6 harfli kelimeler

PANDAL, PANDAR, PANDEK, PANDIL, PANDÜL, PANDIR, PANDİK

5 harfli kelimeler

PANDA

4 harfli kelimeler

PAND

Bazı kelimelerin anlamları

PAND

Çocuğun düşmemesi için beşiğe bağlanan 40 cm. genişliğindeki bez kuşak.

PANDALA

Şişman ve ağır davranışlı kişi.

PANDEMİK

Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın hâlinde görülmesi. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. Kıtalar arası salgın.

PROPANDİOL

Yatıştırıcı, uyku doğurucu, çırpınma önleyici ve merkezi etkili kas gevşetici olarak kullanılan tranklizan ilaçlardan bir grubu.

PANDILLAMAK

Ahır tabanına tahta döşemek.

PANDİSPANYA

Yumurta katılarak yapılmış olan şekerli, kabarık, yumuşak bir pasta türü.

PANDEMİ

Coğrafi bir sınırlama olmaksızın belirli bir zaman periyodundaki enfeksiyonların sayısı.

STİPANDROL

Kimi bitki türlerinde bulunan naftakuinon türevi nörotoksik madde.

PANDAL

Şişmanlığı nedeniyle ağır davranışlı, hantal.

APANDİS

Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.

PANDANTİF

İnce bir zincirle boyna takılan değerli takı.

PANDOMİM

Sözsüz oyun.

APANDİSİT

Apandisin iltihaplanması.

PANDEKAMI

Yoğurt süzmeye yarayan ufak torba.

PANDOPODA

Deniz örümcekleri.

PANDOMİMA

(Doğaçlama): Tanzimat ve Meşru'tiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen, oyunlar arasına sıkıştırılan sözsüz oyun. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tiyatrolarında oyunlar arasında oynanan sözsüz oyun.

  -   -   -  

Anlamında PAND bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAND geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİBRETTO

Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap. Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap.

DEDEGILI

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

DEDEGÜLÜ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi. Sapan okunu boyunduruğa bağlayan kayış halka.

SARKAÇ

Durağan bir nokta çevresinde ağırlığının etkisiyle salınım yapan hareketli katı cisim, rakkas, pandül.

BUYLU

Kağnı kıravatını biribirine bağlayan ağaç kuşak. Kızak döşeklerini biribirine bağlayan meşeden yapılmış kuşak, bağ. Araba, kağnı dingili. Sabanın kıvrık yerine konulan ve toprağı dağıtmaya yarayan çatal. Kağnı, araba tekerleğine çakılan tahta çivi. Araba oku ile boyunduruğunu birbirine bağlayan çivi. Tırpanda, kılıcı sıkıştırmak için çakılan ağaç çivi. Övenderenin ucundaki çivi. Kızağın önündeki tahta. (Yeşilköy Gelendost Isparta). Kağnı tekerlerinin dışarı fırlamamasını sağlayan ağaç çubuk. (İspir Erzurum). Sapanda, toprağa giren bulaklar arasındaki ağaç destek. (Dereköy Eşme Uşak).

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

DEDEAĞACI

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

DEDEGÜLÜNÇ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

DEDEĞÜLÜ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

KOZA

İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.

DEDEFİLLİ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

PASKAL

Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış komik.

DEDEGILİ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

DEDEĞILIÇ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

BİNİ

Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.

DEDEGÜLÜÇ

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

APANTİS

Fransızca kökenli appendicite: apandisit. apantis ameliyatı olmak: apandisitini aldırmak.

HALVETHANE

Saraylarda girilmesi yasak olan oda. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda.