Kelimeler arşivinde; içinde "pand" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pand bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pand ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pand olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PANDİSPANYA, PANDILLAMAK
STİPANDROL, PROPANDİOL
APANDİSİT, PANDOPODA, PANDOMİMA, PANDEKAMI, PANDANTİF
PANDEMİK, PANDOMİM
PANDALA, PANDEMİ, APANDİS
PANDAL, PANDAR, PANDEK, PANDIL, PANDÜL, PANDIR, PANDİK
PANDA
PAND
PAND
Çocuğun düşmemesi için beşiğe bağlanan 40 cm. genişliğindeki bez kuşak.
PANDOPODA
Deniz örümcekleri.
STİPANDROL
Kimi bitki türlerinde bulunan naftakuinon türevi nörotoksik madde.
PROPANDİOL
Yatıştırıcı, uyku doğurucu, çırpınma önleyici ve merkezi etkili kas gevşetici olarak kullanılan tranklizan ilaçlardan bir grubu.
PANDANTİF
İnce bir zincirle boyna takılan değerli takı.
PANDEMİ
Coğrafi bir sınırlama olmaksızın belirli bir zaman periyodundaki enfeksiyonların sayısı.
PANDILLAMAK
Ahır tabanına tahta döşemek.
PANDEKAMI
Yoğurt süzmeye yarayan ufak torba.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
PANDEMİK
Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın hâlinde görülmesi. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. Kıtalar arası salgın.
PANDAL
Şişmanlığı nedeniyle ağır davranışlı, hantal.
APANDİS
Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.
PANDİSPANYA
Yumurta katılarak yapılmış olan şekerli, kabarık, yumuşak bir pasta türü.
PANDALA
Şişman ve ağır davranışlı kişi.
PANDOMİM
Sözsüz oyun.
PANDOMİMA
(Doğaçlama): Tanzimat ve Meşru'tiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen, oyunlar arasına sıkıştırılan sözsüz oyun. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tiyatrolarında oyunlar arasında oynanan sözsüz oyun.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAND geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APANTİS
Fransızca kökenli appendicite: apandisit. apantis ameliyatı olmak: apandisitini aldırmak.
KOZA
İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
LİBRETTO
Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap. Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
DEDEGILİ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
DEDEGILI
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
DEDEFİLLİ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
BUYLU
Kağnı kıravatını biribirine bağlayan ağaç kuşak. Kızak döşeklerini biribirine bağlayan meşeden yapılmış kuşak, bağ. Araba, kağnı dingili. Sabanın kıvrık yerine konulan ve toprağı dağıtmaya yarayan çatal. Kağnı, araba tekerleğine çakılan tahta çivi. Araba oku ile boyunduruğunu birbirine bağlayan çivi. Tırpanda, kılıcı sıkıştırmak için çakılan ağaç çivi. Övenderenin ucundaki çivi. Kızağın önündeki tahta. (Yeşilköy Gelendost Isparta). Kağnı tekerlerinin dışarı fırlamamasını sağlayan ağaç çubuk. (İspir Erzurum). Sapanda, toprağa giren bulaklar arasındaki ağaç destek. (Dereköy Eşme Uşak).
PASKAL
Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış komik.
DEDEGÜLÜÇ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
BİNİ
Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.
SARKAÇ
Durağan bir nokta çevresinde ağırlığının etkisiyle salınım yapan hareketli katı cisim, rakkas, pandül.
DEDEGÜLÜ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi. Sapan okunu boyunduruğa bağlayan kayış halka.
DEDEAĞACI
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
HALVETHANE
Saraylarda girilmesi yasak olan oda. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda.
DEDEĞÜLÜ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
DEDEĞILIÇ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.
DEDEGÜLÜNÇ
Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.