İçinde OĞMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oğma" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oğma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oğma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oğma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BOĞMAKLAMAK

10 harfli kelimeler

KOCAOĞMAĞI

9 harfli kelimeler

BOĞMACALI, KOCOĞMAĞI, HIRBOĞMAK

8 harfli kelimeler

BOĞMAKLI, BOĞMASAK

7 harfli kelimeler

BOĞMACA, DOĞMACA, OĞMADIK

6 harfli kelimeler

YOĞMAK, TOĞMAK, SOĞMAK, OĞMACA, KOĞMAK, GOĞMAK, ÇOĞMAK, COĞMAK, DOĞMAK, BOĞMAK

5 harfli kelimeler

DOĞMA, OĞMAÇ, BOĞMA

4 harfli kelimeler

OĞMA

Bazı kelimelerin anlamları

OĞMA

Kuskus. Baharlı çörek.

OĞMADIK

Beceriksiz. Hesabını bilmeyen, ölçüsüz.

YOĞMAK

Yıkamak.

BOĞMACALI

Boğmacaya tutulmuş olan (kimse).

DOĞMACA

Doğaçlama.

BOĞMASAK

Fazla boğumlu.

BOĞMACA

Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.

OĞMACA

Ordu şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SOĞMAK

Yenmek, ütmek. Üzmek, baskı yapmak (yürek sözcüğüyle birlikte kullanılır).

KOĞMAK

Sürekli arkasına düşmek, izlemek. Kovmak. İz sürmek, izlemek.

HIRBOĞMAK

Lafa boğmak: Ağız birliği iderek hırboğdular beni, malımı o fiyete virir miydim hiç.

BOĞMAKLI

Boğmakları olan.

TOĞMAK

Doğmak. Ortaya çıkma, tulu.

KOCAOĞMAĞI

Yufka ekmek kırılıp içine peynir, maydanoz, soğan koyularak yapılan yemek.

KOCOĞMAĞI

Yufka ekmek kırılıp içine peynir, maydanoz, soğan koyularak yapılan yemek.

BOĞMAKLAMAK

Bir ağacın kuruması için toprağa yakın yerinden kabuğunu kesmek. Bir değneğin çabuk kırılması için değişik yerlerinden bıçakla iz açmak.

  -   -   -  

Anlamında OĞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OĞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖNSEZİ

Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma, hissikablelvuku, altıncı duyu, altıncı his. Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması.

DOĞUŞ

Doğma işi.

BOĞMA

Boğmak işi.

ESİNLENMEK

Bir şeyden ilham almak, içine doğmak, mülhem olmak.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

FECRİKAZİP

Tan yerinde gün doğmadan beliren, sonradan kaybolan geçici aydınlık, yalancı tan, geçici tan.

BAŞLAMAK

Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

MATLA

Gök cisimlerinin doğması. Gök cisimlerinin doğduğu yer. Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk beyti.

MEVLİT

Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi. Doğum yeri, insanın doğduğu yer. Bu mesnevinin okunduğu dinî tören. Doğma, doğum.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

ESİN

Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham. Sabah yeli.

DOĞAÇLAMA

Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

AKŞAMLAMAK

Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.

DOĞUM

Doğma işi, tevellüt, veladet. Bir kimsenin doğduğu yıl.

BOĞDURMAK

Boğma işini yaptırmak.

ÇAVMAK

Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.

ÇIRILÇIPLAK

Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

MADERZAT

Anadan doğma.

BOĞULMAK

Boğma işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan ölmek.