Kelimeler arşivinde; içinde "oysu" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oysu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oysu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oysu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOYSUZLAŞTIRMAK
SOYSUZLAŞTIRMA
SOYSUZLAŞMAK
SOYSUZLAŞMA
OYSURATMAK
SOYSUZLUK, OYSURAMAK
SOYSUZCA
BOYSUZ, SOYSUZ, KOYSUK, YOYSUN
OYSU
OYSU
Kütahya şehri, Altıntaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SOYSUZLAŞMA
Soysuzlaşmak işi, dejenerasyon.
SOYSUZLAŞMAK
Biyolojik, toplumsal, doğal bozulmaya, dağılmaya uğramak, tefessüh etmek. Yaşama biçimi ve görevlerinde gerilemek, bozulmak, yozlaşmak, tefessüh etmek.
BOYSUZ
Benzerleri arasında boyu kısa olan.
OYSURATMAK
Bayıltmak.
SOYSUZLAŞTIRMAK
Soysuz bir duruma getirmek.
OYSURAMAK
İçi geçmek, bayılır gibi olmak.
SOYSUZLUK
Soysuz olma durumu. Soysuzca davranış.
SOYSUZLAŞTIRMA
Soysuzlaştırmak işi.
SOYSUZCA
Soysuz bir biçimde, soysuza yakışırcasına.
SOYSUZ
Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere. Biyolojik ve toplumsal ölçüler yönünden göze batacak kadar kötüye giden (kimse), dejenere. Kötü tanınmış, ahlaksız.
YOYSUN
Biçim, durum.
KOYSUK
Delik, kovuk, çukur.
Bu bölümde tanımı içerisinde OYSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEJENERE
Soysuz. Bozulmuş. Yoz. Bozunmuş.
DEJENERELİK
Soysuzluk. Yozluk.
FÜRUMAYE
Sütü bozuk, mayası bozuk, soysuz.
TORTU
Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.
CİBİLLİYETSİZ
Soysuz, sütü bozuk.
HABİS
Kötü, alçak, soysuz (kimse). Kötücül (hastalık veya ur). Kötü, uğursuz.
BASSUK
Cılız, zayıf, boysuz.
CIMBILDAK
Sütsüz, soysuz. Yaramaz. Her şeye karışan, ukala. Arsız. Oynak. Dönek, sözünün eri olmayan. Soysuz, sütü bozuk (argo).
PESPAYELİK
Alçaklık, soysuzluk.
YOZLAŞTIRMAK
Yozlaşmasını sağlamak, yozlaşmasına sebep olmak, soysuzlaştırmak, dejenere etmek.
ERZEL
Pek rezil. Alçak, soysuz.
YOZLAŞMAK
Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek. Bir şey, manevi anlamda değer yargılarını, özelliklerini ve niteliklerini yitirmek, bozulmak, dejenere olmak, özünden uzaklaşmak. Dönüşen.
PESPAYE
Alçak, soysuz, aşağılık.
DEJENERELEŞMEK
Soysuzlaşmak. Yozlaşmak.
BAALI
Ahlâksız, soysuz: Amma da baalı imişsin ha!.
BASUK
Cılız, zayıf, boysuz. Türlü sebeplerle basıldığına inanılan ve bu yüzden hastalanan loğusa kadın, yürümesi geciken çocuk.
MÜTEREDDİ
Soysuzlaşmış.
BASSIK
Cılız, zayıf, boysuz.
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).
KANSIZLIK
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi. Soysuzluk. Duygusuzluk, korkaklık.