İçinde OVMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ovma" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ovma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ovma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ovma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

KOVMAK, BOVMAK, DOVMAK, SOVMAK

5 harfli kelimeler

KOVMA, OVMAÇ, OVMAK

4 harfli kelimeler

OVMA

Bazı kelimelerin anlamları

OVMA

Ovmak işi.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.

KOVMA

Kovmak işi.

BOVMAK

Boğmak. Büyümek.

KOVMAK

Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.

DOVMAK

Dövmek. Doğmak.

SOVMAK

Soğumak.

OVMAK

Bir şeyin üzerine bastırarak el gezdirmek. Bir yere bir şeyi kuvvetle sürterek temizlemek.

  -   -   -  

Anlamında OVMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OVMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LANETLEMEK

Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

KOVUŞ

Kovma işi.

KESE

Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

HAYDAMAK

Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

KOVDURMAK

Kovma işini yaptırmak.

OVALANMAK

Ovalama işine konu olmak. Kendi kendini ovmak.

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

KAZIMAK

Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

KESELEMEK

Kir çıkarmak için vücudu kese ile ovmak.

FRİKSİYON

Ovma, ovuşturma.

DELK

Ovma, ovuşturma. Sürtünme.

KAŞIMAK

Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak. Sinirlendirecek söz söylemek. Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek. Araştırmak, incelemek.

MASAJ

Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi. Ovma, ovuşturma.

OVALAMAK

Ellerini bir şeye ya da birbirine sürtmek. Ezmek veya ufak parçalara ayırmak. Sertçe ovmak.

KOVULMAK

Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.