Kelimeler arşivinde; içinde "opmak" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde opmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu opmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında opmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OPMAK
Yeraltı suları, ya da deprem nedeniyle toprak çökmek. Koymak. Öpmek.
HOPMAK
Arkaya, sırta almak.
ÇOPMAK
Eğri büğrü koşmak.
KOPMAK
Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak. Yerinden ayrılmak. Koşmak, hızla gitmek. Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak. Kurtulmak. Birdenbire gürültülü veya tehlikeli olaylar birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak. Çok ağrımak. Gövdeden ayrılmak.
GOPMAK
Koşmak. Kopmak. Eski türkçe kopmak: kopmak. Çıkmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde OPMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PORTMAK
Deve yavrusu. Çok baskı yapılan kimse fırlayıp koşmak, kaçmak. Kaçarken yön değiştirmek. Delikten geçmek : Şu delikten adam portabilir mi?. Tutulan şey elden kaymak, fırlamak. Diziden çıkmak. Ekşitmek. Sıva kabarmak: Duvar portmuş. Kaçmak, kurtulmak, sıyrılmak, kopmak.
GIPCIMAK
Soğan ve benzerleri sebzeler topraktan sokulurken kopmak: İki soğan çektim birisi gıpcıdı.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
KIMÇIMAK
Yumru köklü bitkiler sokulurken topraktan kökü ile çıkmamak, sıyrılıp kopmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
KINCIMAK
Yumru köklü bitkiler sokulurken topraktan kökü ile çıkmamak, sıyrılıp kopmak. Mızıkçılık etmek : Onu oyuna sokmayalım, çabuk kıncır. Yumuşak nesne iki sert cisim arasında ezilmek, patlamak: Bisikletin iç lastiği kıncıdı.
KOPUVERMEK
Ansızın veya çabucak kopmak.
SÜNEKLİK
Kopmaksızın bozunum yoluyla, sürekli biçim değişmesine uğrayabilme özelliği.
KOPMA
Kopmak işi.
UŞANMAK
Kırılmak, parçalanmak, ufanmak, dağılmak, kopmak, toz haline gelmek.