Kelimeler arşivinde; içinde "onsuz" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onsuz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu onsuz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onsuz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SONSUZLAŞTIRMAK
KARBONSUZLAŞMA, SONSUZLAŞTIRMA
TELEFONSUZLUK, KOMBİNEZONSUZ, AMNİYONSUZLAR
PROMOSYONSUZ, RADYASYONSUZ, SONSUZLAŞMAK, PROVİZYONSUZ
SONSUZLAŞMA, TONSUZLAŞMA, PANTOLONSUZ
HELEZONSUZ, OPSİYONSUZ, TELEFONSUZ
BASTONSUZ, SONSUZLUK, ANASONSUZ
SONSUZ, DONSUZ, TONSUZ
ONSUZ
ONSUZ
O olmaksızın.
KOMBİNEZONSUZ
Kombinezonu olmayan.
OPSİYONSUZ
Seçme süresi olmayan. İsteğe bağlı olmayan.
KARBONSUZLAŞMA
Isıl işlem sırasında, havanın ya da fırın atmosferlerinin karbonsuzlaştırıcı etkileri sonucu, çelik yüzeylerin karbonca yoksullaşması olayı.
PANTOLONSUZ
Pantolonu olmayan.
PROVİZYONSUZ
Bankada karşılığı olmayan (çek).
SONSUZLAŞMAK
Sonsuz duruma gelmek, sonu olmamak.
SONSUZLAŞTIRMA
Sonsuzlaştırmak işi.
TELEFONSUZLUK
Telefonsuz olma durumu.
RADYASYONSUZ
İçinde radyasyon bulunmayan.
SONSUZLAŞMA
Sonsuzlaşmak işi.
SONSUZLAŞTIRMAK
Sonsuzlaşma işini yaptırmak.
TONSUZLAŞMA
Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi.
PROMOSYONSUZ
Promosyonu olmayan.
HELEZONSUZ
Helezonu olmayan.
AMNİYONSUZLAR
Embriyolarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel ad. (Anamniota), Embriyonlarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak-ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel bir ad.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONSUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
BENGİLEŞMEK
Sonsuz yaşama niteliği kazanmak, ölümsüzleşmek, ebedîleşmek.
GAYRİMAHDUT
Sınırsız, sonsuz, uçsuz.
İLELEBET
Sonsuza değin, sonsuzluğa kadar, sürgit.
MONAT
Eski Yunan felsefesinde bölünmez birlik. Leibniz'in felsefesinde artık bölünemez bir birlik olan sonsuz sayıdaki cevherlerin her biri.
FANTEZİ
Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.
İLANİHAYE
Sonsuza kadar. Sonsuz.
GÖK
İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.
BENGİLİK
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.
EBET
Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk.
DAİM
Sürekli, sonsuz. Daima.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
İNFİNİTEZİMAL
Sonsuz küçük nicelikleri inceleyen (matematik kolu).
KÜREYİCİ
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.
EBEDİYEN
Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar. Hiçbir zaman.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
DOĞRULTU
Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.
CENNET
Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.
NAMÜTENAHİ
Sonsuz, ucu bucağı olmayan. Sonsuz, ucu bucağı olmayan bir biçimde.
EBEDİYET
Sonsuzluk.