Kelimeler arşivinde; içinde "onde" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onde bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu onde ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onde olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KONDENSELEŞME
BONDERLEME
EKOSONDER, GONDERMEK, HONDERMEK, KONDENSUS
YONDEMLİ, SONDEYİŞ, SEKONDER, ONDELECİ, OĞONDERE
RONDELA
KONDEK, ONDERE, RONDEL, GONDER, MONDEN
ONDE
ONDE
Önünde.
GONDERMEK
Göndermek.
ONDELECİ
Kadın berberi.
YONDEMLİ
Eli yatkın, becerikli, hünerli.
RONDELA
Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul.
SONDEYİŞ
Kimi yazın yapıtının son bağlama bölümü.
SEKONDER
İkincil.
ONDERE
Üvendire.
BONDERLEME
Boyamadan önce, metal yüzeylere ince bir fosfat örtü uygulama işlemi.
OĞONDERE
Üvendire.
HONDERMEK
Ekin biçmek.
EKOSONDER
Ekosandır.
RONDEL
(Fransızca) Onbeşinci yüzyılda kullanılan, iki uyak üzerine üç dönüye ayrılmış ondört dizeli bir koşuk şekli, ki şimdiki Fransız şairleri tarafından yeniden ele alınmış bulunuyor.
KONDEK
Kısa saplı sopa.
KONDENSUS
Sıkışmış, kesif, yoğun.
KONDENSELEŞME
Yapay reçinelerin oluşumunu ve değişimini sağlayan kimyasal tepkime.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
METENAMİN
Amonyak ve formaldehidin kondensasyon ürünü, özellikle küçük hayvanların idrar kanalı enfeksiyonlarında bir antibiyotikle birlikte kullanılan, vücutta hidrolize edildikten sonra formaldehit ve amonyağa dönüşen, etkin olabilmesi için asidik idrara ihtiyaç duyan bir kemoteropötik ilaç.
POLİAMİTLER
Yapıdaki sentetik poliamitler bir dikarboksilik asidin bir diamin ile kondenzasyonu veya bir amino asidin kendi kendine kondenzasyona uğraması sonucu oluşan naylon gibi lifler. En çok bilinenlerden Naylon-6, N-aminokaprolaktamdan, Naylon 6,6 ise hekzandioik asit ve 1,6-diaminohekzan'ın kondenzasyonundan elde edilir. Naylonlar termoplastik olup, yüksek erime noktalı, pek çok çözücüde çözünmeyen mekanik özellikleri iyi ve sürtünmesi düşük liflerdir.
EKOSANDIR
Gemiye takılan, su altını belirli açılarda dikey tarayıp su derinliğini ve balık sürülerinin görüntülerini ekrana yansıtan araç, ekosonder.
LİZOZOM
Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. Golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. Hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel. Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel. Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. Lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.
LAKTON
Suyun ayrılması ile bir hidroksi asidin molekül içi kondensasyonu ile oluşan susuz halkalı ester. Gama veya gamalakton en kararlı laktondur.
DİPEPTİT
Bir peptit bağı ile bağlanmış iki amino asit. İki amino asidin kondenzasyonu sonucu oluşan bir oligopeptit. Bir peptit bağıyla bağlanmış iki amino asit.
SİSMONDİCİLİK
Üretimin gittikçe artması ve buna karşı tüketirnin aynı hızla artmamasına bağlı olarak Say yasasının işlemeyeceğini ve iktisadi bunalımların kaçınılmaz olduğunu ve bunun çözümü olarak da işçilerin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmaları gerektiğini ileri süren, ütopik sosyalistlerden J. C. L. Simonde de Sismondi öncülüğündeki akım.
FOTOPOLİMERLEŞME
Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi.
ÇALI
Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.
SİTOLİZOZOM
Hücrenin hayatı sırasında, artık kullanılmayan bazı hücre organellerinin parçalanmak üzere lizozomlarla yaptığı birleşme ile teşekkül eden yapı; kimyasal bir madde veya soğuk etkisiyle bazı hücrelerin sitoplâzmasında ortaya çıkan, merkezinde yoğun bir yapı bulunan, asit fosfataz aktivitesi gösteren, bazen otofajik vakuol veya sekonder lizozom olarak da adlandırılan, normal lizozomlardan daha büyük yapı. Sitolizom.