İçinde ON geçen 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "on" olan 3 harfli toplam 18 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde on bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu on ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında on olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HON

Ekin biçerken sıralanan işçi takımı, işçi bölüğü. Ekin biçilirken sıralanan işçilerin, tarlanın sonuna kadar açtıkları yer. Ekin biçilirken belirtilen bir kısım yer. İşlenen tarladaki toprak kesiti, hendek. Han. Deniz dalgası. Boş: Hon ev. Tırpanın bir vuruşta biçtiği ekin. Harman yeri, ekin yeri. Ekin biçerken sıralanan işçi bölüğü. Tırpanın bir vuruşta açtığı yer. İşçilerin ekip biçerken uyguladıkları biçme düzeni. (Ağın Elâzığ).

PON

Kümes.

MON

Asık yüzlü, yüzü gülmeyen.

SON

Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

ONE

Önüne.

YON

Uygun. Kez. Culfa adı verilen bez tezgahının içine ok geçen bölümü. (Ağıl Eğridir Isparta).

ÇON

Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

ONK

Kumaşın ya da giysinin yüzü.

TON

Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. Bin kilogramlık ağırlık birimi. Bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi. Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması.

BON

Unutkan, bunak, sarhoş. Ev. Bugün, karşılığı boon, buun. bugün.

ONA

O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.

ONS

Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.

KON

Konut. Çadır. Dağ kemeri. Soba. Tezgâh. Koyun, keçi gübresi. Bir dizgenin durum, konum ya da etkileşimini, koşulların nicel değerlerine göre belirleyebilmek için kurulan matematiksel düzenleme. Koyun ağılı. (Eşmeyazı Kars).

CON

Çavdar. Kalça, but.

GON

Kavun. Gön, tabaklanmış deri. Yaş büyükbaş hayvan derisi, karşılığı gön. Gön. Soba. (Saraycık Bozüyük Bilecik). meydana gelen ve eşeylik gözelerine değişen 4 oğul gözenin herbiri.

DON

Giysi. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot. At kılının rengi. Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.

ZON

Son. Sepet örmede kullanılan yumuşak ağaç çubuk. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Bölge.