İçinde OLAYLI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "olaylı" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olaylı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu olaylı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olaylı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OLAYLI

Olayı olan, olay çıkmış olan, hadiseli.

KOLAYLIK

Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

KOLAYLIKLA

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

KOLAYLI

Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

DOLAYLI

Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

  -   -   -  

Anlamında OLAYLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAYLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CERBEZELİ

Girgin, kolaylıkla ve inandırıcı söz söyleyen, dilli.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

ENDİREKT

Dolaylı.

BİLVASITA

Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak.

AVANAK

Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

DENDEN

Bir çizelgede alt alta gelen aynı söz veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önleyerek kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan noktalama işaretinin adı ("), denden işareti.

DÖKTÜRMEK

Dökme işini yaptırmak. Kolaylıkla ve güzel söylemek, yazmak veya oynamak.

ÇİFTLİK

Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası. Çift olma durumu. Niğde iline bağlı ilçelerden biri. Kolaylıkla yarar sağlanabilen yer.

EĞİTİM

Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

DİLİNME

Dilinmek işi. Kayaçların, ince katlar biçiminde kolaylıkla ayrılabilme niteliği, dilinim.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

ÇEVİK

Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.

ÇIKAR

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

DOĞRUCA

Doğruya yakın. (do'ğruca) Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak.

ANIŞTIRMAK

Bir şeyi açıkça söylemeyip üstü kapalı anlatmak, dolaylı anlatmak, ima etmek, ihsas etmek.

FİŞ

Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.

DOLAYISIYLA

Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.