İçinde OKMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "okmak" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu okmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TOKMAKBÖCEKLERİ

14 harfli kelimeler

TOKMAKLICIĞCIK

12 harfli kelimeler

TOKMAKLANMAK, TOKMAKTEPESİ, TOKMAKLIDERE

11 harfli kelimeler

TOKMAKLAMAK, DİKİLTOKMAK, TAHTATOKMAK, TEKERTOKMAK

10 harfli kelimeler

TOKMAKÜZÜM, TOKMAKLAMA

9 harfli kelimeler

TOKMAKLAR, TOKMAKBAŞ, TOKMAKÇIK

8 harfli kelimeler

TOKMAKLI, TOKMAKAN, TOKMAKÇI

6 harfli kelimeler

KOKMAK, ZOKMAK, GOKMAK, ÇOKMAK, TOKMAK, SOKMAK

5 harfli kelimeler

OKMAK

Bazı kelimelerin anlamları

OKMAK

Kurtulmak. Kumarda ortaya para koymak.

TOKMAKLAMA

Tokmaklamak işi.

TAHTATOKMAK

Bakır kaplardaki büküntüleri düzeltmek için kullanılan ağaç tokmak. (Güdül Ankara).

TOKMAKLANMAK

Hayvan çok ot yemekten ölmek.

TOKMAKÜZÜM

Kara, sert, iri, eylülde yetişen bir çeşit üzüm.

TOKMAKBÖCEKLERİ

Kimi türleri, sokması ve ağılı salgısı dolayısıyla oldukça ağır deri yangıları doğurabilen, kınkanatları çok kısa böcekler familyası; aylakböcekler.

TEKERTOKMAK

Gürültüyle yuvarlanarak düşme için.

TOKMAKTEPESİ

Tokmak süpürgesinin elle tutulan kısmı. (Gücünkaya Aksaray Niğde).

TOKMAKÇIK

Böceklerin iki kanatlılar (Diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. Halter.

TOKMAKLICIĞCIK

Bir çeşit kilim.

TOKMAKLAMAK

Tokmakla vurmak.

TOKMAKBAŞ

Kaya balığı.

TOKMAKLAR

Bolu şehri, Mengen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bolu şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TOKMAKLI

Manisa şehri, Borlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TOKMAKLIDERE

Sakarya şehri, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DİKİLTOKMAK

Tepe taklak: Dikiltokmak düştü.

  -   -   -  

Anlamında OKMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEĞİRMİLEMEK

Yuvarlak biçime sokmak.

HAVANELİ

Havanda bir şeyi dövmeye yarayan tokmak.

GONK

Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.

DİŞİLLEŞTİRMEK

Bazı dillerde bir kelimeyi dişil duruma sokmak.

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

GERİNMEK

Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

HALLAÇ

Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse, atımcı.

ÇEVİRGİ

Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.

FİLARİZ

Keten dövmeye yarayan tokmak.

ÇEKTİRMEK

Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.

DAHLETMEK

Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.

DİDİKLEMEK

Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak. Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak. Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak. Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak.

DÜZMEK

Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek. Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek. Erkek, cinsel ilişkide bulunmak. Uydurmak.

FISTIKLAMAK

Kışkırtmak amacıyla araya nifak sokmak.

BAĞIMLAMAK

Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.

DAVUL

Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

DEĞİŞTİRMEK

Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.