Kelimeler arşivinde; içinde "nur" olan, toplam 293 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FENİLKETONURYA, KONURHACIOBASI
ONURLANDIRMAK, STEPHANURİDAE, YUKARIDONURLU
NURLANDIRMAK, ONURLANDIRMA, ALKAPTONURYA, AŞAĞIDONURLU, NURUOSMANİYE
NURLANDIRMA, KARAKONURSU, KONURLANMAK, NURETTİNKÖY, STEPHANURUS
ONURLANMAK, ONURSUZLUK
MELANURYA, NURLANMAK, NURSUZLUK, ONURLANMA, HATİCENUR, KONURALAN, KONURKALE, KONURÖREN, KONURTEPE, NURAYLASI, NURKUYUSU, ONURSEVEN, ÖZNURTEPE, SARIKONUR, SÖNUROZİS
NURLANIŞ, NURLANMA, ALTINNUR, BİLGENUR, BİLGİNUR, CİHANNUR, COENURUS, ÇAĞRINUR, DERYANUR, DOĞANNUR, FATMANUR, FERAHNUR, GÜLDENUR, GÜLENNUR, KETONURİ, KONURALP, KONURATA, KONURBEY, KONURCAK, KONURLAR, KONURTAY, MELEKNUR, MİHRİNUR, NURAYDIN, NURCİHAN, NURDANAY, NURDOĞAN, NURDOĞDU, NUREFŞAN, NURERSİN, Devamını Oku »»
NURDAĞI, ONURSAL, ONURSUZ, SONURGU, SONURTU, TENNURE, AYDANUR, AYŞENUR, DENNURE, DONURCA, FEZANUR, GEVENUR, GONURLU, GONURSU, GÖNURSI, GÜNURTA, HALENUR, HALİNUR, HONURSU, İNCİNUR, İSMİNUR, KONURAT, KONURAY, KONURCA, KONURLU, KONURÖZ, KONURSA, KONURSU, MAHİNUR, MELANUR, Devamını Oku »»
NURANİ, NURHAK, NURSUZ, ONURLU, ALANUR, ATANUR, BİLNUR, BİNNUR, BİRNUR, ÇAĞNUR, DİLNUR, ECENUR, EGENUR, ELANUR, FERNUR, GÖKNUR, GÜLNUR, GÜNNUR, HOŞNUR, İLKNUR, MİRNUR, NURALI, NURALP, NURBAY, NURBEN, NURCAN, NURÇİN, NURDAĞ, NURDAL, NURDAN, Devamını Oku »»
KONUR, NURLU, AKNUR, AYNUR, CUNUR, ÇONUR, ÇUNUR, DUNUR, ERNUR, EVNUR, GONUR, NURAL, NURAN, NURAY, NUREL, NURER, NURİŞ, NUROL, NURÖZ, NURSU, NURUŞ, ÖNNUR, ÖZNUR, SİNUR, SONUR, TANUR
ONUR, NURİ, NURÜ
NUR
NUR
Aydınlık, ışık, parıltı, ziya. İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık.
STEPHANURUS
Stephanuridae ailesinde bulunan nematod cinsi.
YUKARIDONURLU
Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ONURLANDIRMA
Onurlandırmak işi.
ALKAPTONURYA
İnsanda fenilalanin ve tirozin amino asitlerinin normal metabolizması sırasında faaliyet gösteren homojentisik asit oksidazın bulunmaması sebebiyle ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık.
NURLANDIRMA
Nurlandırmak işi.
NURLANDIRMAK
Nur gibi yapmak, parlak ve tertemiz bir duruma getirmek.
STEPHANURİDAE
Stephanurus cinsini içeren nematod ailesi.
NURETTİNKÖY
Gaziantep şehrinde, Araban ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu kenti, Tekkiraz nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
NURUOSMANİYE
Sakarya şehri, Doğançay bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KONURLANMAK
Gururlanmak.
ONURLANDIRMAK
Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.
KARAKONURSU
Büyük acı görmüş kimse.
AŞAĞIDONURLU
Samsun ilinde, Çarşamba ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FENİLKETONURYA
Fenilalanin hidroksilaz enziminin yokluğu sebebiyle doğuştan metabolizma hatası olarak vücut sıvısında fenilalaninin toplanmasına ve zihinsel gerilemeye yol açan ve tedavi edilmezse erken ölüm görülen hastalık. Fenilketonüri.
KONURHACIOBASI
Kırıkkale şehrinde, Keskin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAZİ
Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.
HAYSİYETLİ
Değeri, saygınlığı olan. Onurlu.
CEZA
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.
DÜŞKÜN
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.
GURURLU
Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur. Kibirli. Kurumlu, çalımlı.
HAYSİYETSİZ
Değeri, saygınlığı olmayan. Onursuz.
HARCAMAK
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
HAKARET
Onur kırma, onura dokunma. Küçültücü söz ya da davranış.
IŞIK
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
CENAP
Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz.
ASLANKUYRUĞU
Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).
FAHRİ
Onursal. Gönüllü, karşılıksız.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
HARFENDAZ
Onur kırıcı söz söyleyen.
EŞREF
Çok onurlu, çok şerefli.
IŞIKLI
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
ALİCENAP
Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.
ÇARPI
Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.