İçinde NİSPET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nispet" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nispet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nispet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nispet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

NİSPETSİZLİK

11 harfli kelimeler

NİSPETÇİLİK

9 harfli kelimeler

NİSPETSİZ

8 harfli kelimeler

NİSPETÇİ, NİSPETEN, NİSPETLE, NİSPETLİ

6 harfli kelimeler

NİSPET

Bazı kelimelerin anlamları

NİSPET

Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.

NİSPETÇİLİK

Nispetçi olma durumu.

NİSPETEN

Oranla. Bir dereceye kadar, oldukça, nispetle.

NİSPETLİ

Oranlı.

NİSPETÇİ

Nispet vermek huyu olan kimse.

NİSPETLE

Nispeten.

NİSPETSİZLİK

Oransızlık.

NİSPETSİZ

Oransız. Birbirine uymayan, farklı.

  -   -   -  

Anlamında NİSPET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİSPET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

IRIŞKANCI

Birinin damarına basan, nispet yapan.

ORANSIZLIK

Oransız olma durumu, nispetsizlik.

IRIŞGAN

Birini imrendirme, nispet: Ayşe hanımın ırışganına dayanamıyorum.

GICITLAMAK

Kıskandırmak, nispet vermek.

ORANSIZ

Kendinde oran bulunmayan, nispetsiz.

ORAN

Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

DAYDALANMAK

Nispet yapmak.

ENTAMOEBA

Amoebida takımında, Tubulina alt takımında bulunan, insanlarda, diğer omurgalılarda ve omurgasızlarda parazitlenen çekirdek zarına yapışmış çevresel kromatin granülleriyle birlikte nispeten küçük merkezi bir karyozomla birlikte veziküler bir çekirdeğe sahip ameboyit protozoa cinsi.

YAYINİSPİ

Nispet eki.

KÖLLÜK

Bağ evi, kulübe. Bebeklerin bacakları arasına konulan ısıtılmış toprak, bebe toprağı. Kıskandırma nispet, inat.

CAYSATMAK

Kibir, gösteriş, caka, nispet yapmak, öğünmek.

CAYLANMAK

Kibir, gösteriş, caka, nispet yapmak, öğünmek.

ORANLA

Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

KÖRLÜK

Görme engellilik. Kesmez olma durumu. Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş. Gerçeği görememe durumu. Bitkilerin tomurcuk vermemesi durumu. Kıskandırma nispet, inat : Sana körlük olsun diye yaptığını biliyorum. Fener. Sıkıntı: Oğlum körlük etme. Tıp yönünden gözün ışık karşısında bütünüyle duyuşuz olması durumu. Görüş gücünün onda birden az olması durumu. Görme yeteneğinin kaybı veya yokluğu. Gözde veya beyindeki bir değişime bağlı olarak biçimlenir. Birbirinin inadına hareket, rağm.

YANINDA

Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

ORANTILI

Aralarında orantı bulunan, mütenasip. Bir orantıyla ilgili olan. Bir niceliğin iki, üç, . kez çoğalması veya azalması, başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir.

CERO

Kemikli balıklardan, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, boyu 80 cm' den fazla olabilen, eti nispeten lezzetli, ekonomik önemi olan bir tür.

AŞAR

Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.

ORANLI

Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin.

KERÇLENMEK

Alay etmek. Övünmek, nispet yapmak.