Kelimeler arşivinde; içinde "nere" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEJENERELEŞMEK
DEJENERELEŞME
KESTANERENGİ
DEJENERELİK, ÖNEREBİLMEK
ÖNEREBİLME, EKSKRENERE
NEREDEYSE, BEZENEREK
VENEREAL, DEJENERE, SİNEREUS
SONEREK, GÜNEREK, GÜNEREN, NEREDEN, NEREYİS, NERELIG
GANERE, NEREDE, NERELİ, NERESİ, NEREYİ, NEREYE, NERENE, NEREKE, KÜNERE, KANERE, ENEREN
NERE
Hangi yer?. Hangi organ?. Hangi taraf?.
ÖNEREBİLMEK
Önerme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜNEREN
Güneş gibi aydınlık ve ışık saçan yiğit. Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÖNEREBİLME
Önerebilmek işi.
BEZENEREK
Özenerek, itina ile.
DEJENERELEŞME
Dejenereleşmek işi.
EKSKRENERE
Salgılama.
DEJENERELİK
Soysuzluk. Yozluk.
NEREDEYSE
Hemen hemen. Kısa bir süre içinde.
GÜNEREK
Uzayda güneş dizgesinin, yıldızlara göre yaptığı devinmenin ereği.
VENEREAL
Cinsel temasa ait olan. Cinsel temastan meydana gelen, zührevi.
SONEREK
Sonra.
DEJENERELEŞMEK
Soysuzlaşmak. Yozlaşmak.
KESTANERENGİ
(Resim) Kestanenin dış kabuklarının rengi; bu renkteki boya.
DEJENERE
Soysuz. Bozulmuş. Yoz. Bozunmuş.
SİNEREUS
Kül rengi, kül gibi, gri.
Bu bölümde tanımı içerisinde NERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
BAŞPEHLİVAN
Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
BAHANE
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BÖBÜRLENMEK
Övünerek kabarmak, üstünlük taslamak, kurulmak.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
ARTEZYEN
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
BİLFİİL
İş olarak, iş edinerek, gerçekten, eylemli olarak.
BİLİNEMEZCİLİK
Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.
BALIKÇIL
Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.
BİLİNEMEZCİ
Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
BANGIRDAMAK
Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.
AŞINMAK
Birbirine sürtünerek incelmek. Çıkıntıları silinmek, düzleşmek. Eskimek, yıpranmak.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
CEZERYE
Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.