Kelimeler arşivinde; içinde "nekse" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nekse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nekse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nekse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GELENEKSELLEŞMEK
GELENEKSELLEŞME
ÖRNEKSEMECİLİK
GELENEKSEL, GÖRENEKSEL, ÖRNEKSEMEK
İLİNEKSEL, ÖRNEKSEME
ÖRNEKSEL
NEKSE
NEKSE
Sızı, yel, romatizma.
GELENEKSEL
Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.
ÖRNEKSEME
Örneksemek işi. Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji.
GÖRENEKSEL
Görenekle ilgili.
İLİNEKSEL
İlinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan.
GELENEKSELLEŞME
Gelenekselleşmek durumu.
ÖRNEKSEMEK
Örnek olarak almak.
ÖRNEKSEMECİLİK
Hayvan öyküncelerinin anakonusu olan, görünüşte hayvan, devinim ve konuşma yönlerinden insansal özellikler gösteren hayvanların durumunu anlatan sözcük, bk. hayvan öyküncesi. karşılığı hayvan masalı.
ÖRNEKSEL
Veri'nin, sürekli bir fiziksel değişkenle gösterimine değgin.
GELENEKSELLEŞMEK
Gelenek durumunu almak.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEKSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARAKUCAK
Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.
AVSUNNAMAK
Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak.
DESTAN
Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.
KIYAS
Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.
BAŞODA
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
AKADEMİSEL
(Resim, Heykel) Geleneksel bir görüş içinde yapılmış, kişilikten yoksun (resim ya da heykel çalışması).
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
AVSUNNAMAH
Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
BİLEVLEMEK
Bilemek. Eski türkçe bilemek (kılağılamak fiiline örnekseme ile): bilemek, bk. ayrıca gılevlemek.
MİT
Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.
ANALOJİ
Benzeşim, benzeşme. Örnekseme. Andırışma.
ANANEVİ
Geleneğe dayanan, geleneksel.
TERİM
Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.
KIYASLAMAK
Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.
GİNSENG
Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).
TRADİSYONEL
Geleneksel.
HIDIRELLEZ
Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü. Her yılın 6 Mayıs gününde kutlanan geleneksel bayram.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.