İçinde NEKSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nekse" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nekse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nekse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nekse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

GELENEKSELLEŞMEK

15 harfli kelimeler

GELENEKSELLEŞME

14 harfli kelimeler

ÖRNEKSEMECİLİK

10 harfli kelimeler

GELENEKSEL, GÖRENEKSEL, ÖRNEKSEMEK

9 harfli kelimeler

İLİNEKSEL, ÖRNEKSEME

8 harfli kelimeler

ÖRNEKSEL

5 harfli kelimeler

NEKSE

Bazı kelimelerin anlamları

NEKSE

Sızı, yel, romatizma.

GELENEKSEL

Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

ÖRNEKSEME

Örneksemek işi. Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji.

GÖRENEKSEL

Görenekle ilgili.

İLİNEKSEL

İlinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan.

GELENEKSELLEŞME

Gelenekselleşmek durumu.

ÖRNEKSEMEK

Örnek olarak almak.

ÖRNEKSEMECİLİK

Hayvan öyküncelerinin anakonusu olan, görünüşte hayvan, devinim ve konuşma yönlerinden insansal özellikler gösteren hayvanların durumunu anlatan sözcük, bk. hayvan öyküncesi. karşılığı hayvan masalı.

ÖRNEKSEL

Veri'nin, sürekli bir fiziksel değişkenle gösterimine değgin.

GELENEKSELLEŞMEK

Gelenek durumunu almak.

  -   -   -  

Anlamında NEKSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEKSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARAKUCAK

Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.

AVSUNNAMAK

Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak.

DESTAN

Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.

KIYAS

Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.

BAŞODA

Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.

AVSUNLAMAK

Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.

AKADEMİSEL

(Resim, Heykel) Geleneksel bir görüş içinde yapılmış, kişilikten yoksun (resim ya da heykel çalışması).

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

AVSUNNAMAH

Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.

GELECEKÇİLİK

İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.

BİLEVLEMEK

Bilemek. Eski türkçe bilemek (kılağılamak fiiline örnekseme ile): bilemek, bk. ayrıca gılevlemek.

MİT

Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.

ANALOJİ

Benzeşim, benzeşme. Örnekseme. Andırışma.

ANANEVİ

Geleneğe dayanan, geleneksel.

TERİM

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

KIYASLAMAK

Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

GİNSENG

Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).

TRADİSYONEL

Geleneksel.

HIDIRELLEZ

Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü. Her yılın 6 Mayıs gününde kutlanan geleneksel bayram.

DENEYCİLİK

Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.