Kelimeler arşivinde; içinde "nayla" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nayla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nayla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nayla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ONAYLATTIRILMAK
ONAYLAYABİLMEK, ONAYLATTIRILMA, ONAYLATABİLMEK
ONAYLAYABİLME, ONAYLATTIRMAK, ONAYLATABİLME
ONAYLATTIRMA, ONAYLATILMAK
ONAYLATILMA, ONAYLAMALIK
ONAYLAMAMA, ONAYLATMAK, ONAYLANMAK
ONAYLATMA, ONAYLANMA, ONAYLANIŞ, ONAYLAMAK
ONAYLAMA, İTİNAYLA
KONAYLA
NAYLA
NAYLA
Nasıl. Ambar. Nasıl?. Kiler, ambar.
ONAYLATABİLMEK
Onaylatma imkânı veya olasılığı bulunmak, tasdikletebilmek.
ONAYLATABİLME
Onaylatabilmek işi, tasdikletebilme.
ONAYLATTIRILMAK
Onaylattırma işi yapılmak, tasdiklettirilmek.
ONAYLATILMA
Onaylatılmak işi, tasdikletilme.
ONAYLATTIRMA
Onaylattırmak işi, tasdiklettirme.
ONAYLANMAK
Onaylama işi yapılmak veya onaylama işine konu olmak, tasdiklenmek, tasdik edilmek.
ONAYLATMA
Onaylatmak işi, tasdikletme.
ONAYLAYABİLME
Onaylayabilmek işi, tasdikleyebilme.
ONAYLAYABİLMEK
Onaylama imkânı veya olasılığı bulunmak, tasdikleyebilmek.
ONAYLATILMAK
Onaylatma işi yapılmak, tasdikletilmek.
ONAYLATTIRMAK
Onaylatma işini yaptırmak, tasdiklettirmek.
ONAYLATMAK
Onaylama işini birine yaptırmak, tasdikletmek, tasdik ettirmek.
ONAYLAMALIK
Bir görevin, bir hizmetin, bir işlemin isteğe uygun olarak yapılmış ve bitirilmiş olduğunu gösteren belge.
ONAYLATTIRILMA
Onaylattırılmak işi, tasdiklettirilme.
ONAYLAMAMA
Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAYLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİAT
Bir kimsenin egemenliğini tanıma. Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması.
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
KAVUKÇU
Kavuk yapan veya satan kimse. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse.
ALKIŞLAMAK
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.
KESİNLİK
Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.
DİLLENMEK
Çocuk konuşmaya başlamak. Onaylanmayan bazı davranışlar yüzünden hakkında dedikodu yapılmak, dile düşmek. Konuşma yeteneği olmayan varlık konuşmak, dile gelmek.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
EVET
"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.
KARARNAME
Cumhurbaşkanının onayladığı hükûmet kararı. Bu kararı bildiren resmî yazı. Bakanlar Kuruluna verilen yetkilere dayanarak alınan karar.
GEÇERLEMEK
Geçerliğini sağlamak, onaylamak, konfirme etmek.
BAKAN
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.
BEĞENMEK
İyi ya da güzel bulmak. Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek. Benzerleri arasından birini seçip ayırmak.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
İMZA
Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret. Herhangi bir alanda ün yapmış kimse. İmzalama işi.
EVETLEMEK
Evet demek, onaylamak.
GEÇERLİLİK
Geçerli olma durumu, geçerlik. Bir kavramın, bir yargının, mantıksal olarak onaylanabilir olması.
İCAZET
İzin. Diploma. Onay, onaylama.
KABUL
Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
AMENNA
"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.