Kelimeler arşivinde; içinde "nabız" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nabız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nabız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nabız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NABIZ
NABIZ
Kalp atışının sağladığı kan basıncından dolayı atardamarlara parmakla basıldığında duyulan vuru. Eğilim, düşünce, niyet.
Bu bölümde tanımı içerisinde NABIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SFİGMUS
Nabız.
EKLAMPSİ
Küçük boy köpek ırklarında doğum öncesi veya doğumdan sonra laktasyonun ilk. haftasında, kanda kalsiyum seviyesinin düşmesine bağlı olarak biçimlenen, vücut sıcaklığının yükselmesi, hızlı nabız ve tetani semptomlarıyla seyreden hastalık, puerperal tetani. Kısraklarda tipik olmayan laktasyon tetanisi. Kan kalsiyum ve magnezyum seviyelerinin düşmesine bağlı olarak erken doğum sonrası veya sütten kesilme dönemlerinde; daha çok aşırı yorulma ve uzun süren nakiller sonucu biçimlenen akut seyirli, tedavi edilmezse 24 saatte ölüme neden olabilen metabolik bir hastalık.
ZONKLAMAK
Vücudun bir yeri nabız atışı gibi, kesik kesik ağrımak veya sancımak.
NAMIZ
Nabız. Kümes hayvanlarında mahmuz.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
NAMZ
Nabız. Kümes hayvanlarında mahmuz.
VURUM
Yüreğin çalışması sonucu atardamarlarda görülen atış hâli. Nabız. Yüreğin çalışması sonucu,atardamarlarda görülen atış hali.
FREMİTUS
Damar çeperinden ancak dokunarak hissedilebilen titreme. Nabız vurumu ve kalp sistoluyla aynı zamanlı olarak oluşan kalp ve atardamarlardaki dairevi dönüş hareketlerinin parmak uçlarıyla vızlama biçiminde hissedilmesi. Damar boşluğunun kan pıhtısıyla daraldığı durumlarda veya gebe hayvanlarda a. uterinea'da aşırı akım hâlinde bulunur. Yüksek ses, gürültü veya hırıltı.