İçinde MÜRÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mürü" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mürü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mürü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mürü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MÜRÜVVETSİZLİK

11 harfli kelimeler

MÜRÜVVETSİZ, SÖMÜRÜCÜLÜK

10 harfli kelimeler

MÜRÜVVETLİ, TOHMÜRÜKLÜ, SÖMÜRÜLMEK

9 harfli kelimeler

KÖMÜRÜMSÜ, SÖMÜRÜLME, TAŞKÖMÜRÜ, BELDEMÜRÜ

8 harfli kelimeler

MÜRÜVVET, TÖHMÜRÜK, GEMÜRÜYH, SÖMÜRÜCÜ

7 harfli kelimeler

KÜMÜRÜÇ, KÜMÜRÜK, SÜMÜRÜK, SÖMÜRÜŞ

6 harfli kelimeler

SÖMÜRÜ

4 harfli kelimeler

MÜRÜ

Bazı kelimelerin anlamları

MÜRÜ

Toprağı, çamuru sıkıştırarak yapılan bir çeşit duvar.

GEMÜRÜYH

Kemirilip bırakılan meyve ve benzerleri artıkları.

TÖHMÜRÜK

Kesik kesik öksürük.

TOHMÜRÜKLÜ

Öksürüklü.

MÜRÜVVET

Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç. Yiğitlik, mertlik. Cömertlik.

MÜRÜVVETSİZLİK

Mürüvvetsiz olma durumu.

SÖMÜRÜCÜLÜK

Sömürücü olma durumu.

MÜRÜVVETLİ

İnsanlığı olan, iyiliksever, insaniyetli.

TAŞKÖMÜRÜ

Karbonca ve uçucu özdeklerce zengin bir tür kömür.

MÜRÜVVETSİZ

İnsanlığı olmayan, insaniyetsiz.

KÜMÜRÜÇ

Kulpu ve emziği kırık testi.

BELDEMÜRÜ

Toprağı sürmeye yarayan tarım aleti, bel.

SÖMÜRÜLMEK

Sömürme işine konu olmak.

KÖMÜRÜMSÜ

Kömürsü.

SÖMÜRÜLME

Sömürülmek işi.

SÖMÜRÜCÜ

Sömürüyü gerçekleştiren (kimse), sömürgen, istismarcı.

  -   -   -  

Anlamında MÜRÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MÜRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EMPERYALİZM

Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.

KOK

Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.

İNSANİYETSİZ

İnsanlığı olmayan, mürüvvetsiz.

MARSIK

Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü. Zayıf ve teni koyu renkte olan.

FENOL

Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik.

SAĞMAL

Süt veren, sağılan, sağımlı. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.). Bol süt veren inek.

SAKARİN

Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde.

BENZEN

Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.

NAFTALİN

Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1,158 yoğunluğunda, 80 °C'de eriyen, 218 °C'de kaynayan, suda erimeyen, alkol, benzol ve eterde kolaylıkla eriyen, kumaş, elbise, halı vb.ni güve gibi zararlılardan korumakta kullanılan antiseptik bir hidrokarbon.

İSTİSMARCI

Birinin iyi niyetini kötüye kullanan (kimse). Sömürücü.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

CÖMERTLİK

Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.

KÖMÜRCÜ

Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

KARBON

Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

İNSANİYETLİ

İnsanlığı olan, mürüvvetli.

SÖMİKOK

Taş kömürünün 500-600 °C'de damıtılmasıyla elde edilen kömür.

SÖMÜRGE

Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni.