İçinde MİMAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mimar" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mimar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mimar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mimar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KENTMİMARLIĞI

10 harfli kelimeler

İÇMİMARLIK, MİMARSİNAN

9 harfli kelimeler

MİMARBAŞI, MİMARİSİZ

8 harfli kelimeler

MİMARLIK

7 harfli kelimeler

İÇMİMAR

6 harfli kelimeler

MİMARİ

5 harfli kelimeler

MİMAR

Bazı kelimelerin anlamları

MİMAR

Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

MİMARSİNAN

İstanbul şehri, Büyükçekmece belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri kenti, Melikgazi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

İÇMİMAR

(İçmimari) Bir yapı içini süsleyen ve döşeyen sanatçı.

MİMARİSİZ

Mimarlığa uygun olarak yapılmayan (kaba yapı).

MİMARBAŞI

Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı.

KENTMİMARLIĞI

(Mimarlık) Yeni kentleri ya da bir kent bölümünü bütün ayrıntılarıyla, estetik yönüyle, rahat ve temiz yaşamayı sağlayacak düzeniyle tasarlayan mimarlık dalı.

MİMARLIK

Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

İÇMİMARLIK

(İçmimari) Bir mimarlık yapıtının içini süsleme ve döşeme sanatı.

MİMARİ

Mimarlık. Yapı. Mimarlıkla ilgili, mimarlığa ilişkin.

  -   -   -  

Anlamında MİMAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİMAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖNÜM

Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

ŞAHNİŞİN

Eski Türk mimarisinde odanın karşı ön cephesinde yer alan üç yanı pencereli çıkma, şahniş.

AICA

(Resim, Heykel, Mimarlık) Uluslararası Sanat Eleştiricileri Derneği'nin Fransızcasının kısaltılmış adı. Ayka okunur.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

ESKİZ

Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılmış olan ön çalışma, taslak.

YAPI

Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

DESİNATÖR

Mesleği desen yapmak olan kimse. Endüstri, mimarlık vb.nde desen yapan kimse.

KALFA

Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.

DEKORATÖRLÜK

İç mimarlık.

PEÇ

Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılmış olan fırın tarzı ocak.

MAKET

Mimarlıkta, sanayide ve bazı sanat dallarında yer alan eserlerin taslak durumundaki küçük örneği.

OYLUM

İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

TEKNOKRAT

Teknokrasiden yana olan. Teknokrasi içerisinde yer alan, yönetici konumundaki mühendis, mimar, teknisyen, iktisatçı vb. elemanların ortak adı. Ekonomik mekanizmaların teorik incelenmesine dayanan ancak insan etkenini her zaman yeterince göz önünde bulundurmayan devlet adamı veya memur.

POSTMODERNİZM

Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.

AYDINGER

Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.

ÇEVRELİK

Marangozlukta, mimarlıkta ve dülgerlikte kullanılan bütün kenar parçaları.