İçinde MİDE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mide" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mide bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mide ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mide olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SEMİDEMERSAL, HEMİDESMOZOM

11 harfli kelimeler

DİKLAMİDEİK

8 harfli kelimeler

CAMİDERE

7 harfli kelimeler

EMMİDEŞ, HEMİDEK, GERMİDE, CİMİDER, MİDESİZ

6 harfli kelimeler

EMİDEŞ, HAMİDE, MİDEVİ, MİDERE, REMİDE, MİDECİ

5 harfli kelimeler

MİDER

4 harfli kelimeler

MİDE

Bazı kelimelerin anlamları

MİDE

Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

EMMİDEŞ

Amcaoğlu.

EMİDEŞ

Amcaoğlu.

HEMİDEK

Biraz önce: Ahmet hemidek burada idi.

MİDERE

Dölyatağı.

REMİDE

Ürkmüş, korkmuş.

DİKLAMİDEİK

Bir çiçekte kaliks ve korolla farklılaşmasının bulunması.

GERMİDE

Yenilen bir çeşit acı ot: Avluya germide ektim.

CİMİDER

Tutumlu.

SEMİDEMERSAL

Suyun dip kısmına yakın ve su zeminiyle bağlantısı olmaksızın pelajik olarak yaşayan, semipelajik.

MİDECİ

Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse).

CAMİDERE

Tokat ili, Niksar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HEMİDESMOZOM

Epitel hücresinin bazal yüzeyinde bulunan ve onu bağ dokuya bağlayan yapı.

MİDESİZ

Yenmeyecek şeyleri yiyen. Uygunsuz tutum ve davranışlar içerisinde olan kadınları kabullenen erkek. Hiçbir şeyden tiksinmeyen, en iğrenilecek şeyler karşısında bile tiksinti duymayan.

MİDEVİ

Mide ile ilgili olan. Mideye uygun olan, mideye iyi gelen.

HAMİDE

Övülmeye değer. Hamdeden, şükreden. Tokat ili, Turhal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında MİDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIRSAK

Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

EZİNTİ

Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.

BULANMAK

Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.

BULANTI

Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

FAİZ

İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

GÖDEN

Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum. Hayvanın midesi. İşkembe.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

GASTROSKOP

Yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının gözle görülmesini sağlayan, hastaya ağız yolu ile uygulanan fiberoptik alet.

BURMAK

Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

GEMİCİ

Gemide çalışan veya gemi işleten kimse.

FİŞEK

Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

DAİRE

Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

GEĞİRMEK

Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

GASTRİT

Midedeki yangı.