Kelimeler arşivinde; içinde "merme" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde merme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu merme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında merme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MERMERLEŞTİRMEK
MERMERLEŞTİRME, KASNAKÇIMERMER
MERMERLEŞMEK
TIRAŞMERMER, MERMERLEŞME, MERMERCİLİK
MERMERŞAHİ, MERMERİMSİ
MERMERLİK, MERMERDEK
MERMERLİ, HÖMERMEK, HÜMERMEK, LEMERMEK, NEMERMEK, MERMERCİ, MERMERSİ, NEMERMEG
MERMER, MERMEN
MERME
MERME
Burun aynası.
MERMERLİ
Mermeri olan. Antalya'da plajı ve restaurantları ile ünlü olan turistik bir bölge.
MERMERİMSİ
Mermersi.
MERMERCİLİK
Cilalı yüzeyler elde etmek için sert taşları işleme sanayisi. Mermer işleme sanatı.
LEMERMEK
Nemlenmek.
TIRAŞMERMER
Ayakkabıcıların üzerinde deri kestikleri mermer. (Tavşanlı Kütahya).
HÖMERMEK
Birisine kızarak saldırmaya hazırlanmak. Hiddetlenmek, kabadayılık taslamak. Israr etmek. Şımarmak. Karşı koymak, sırtarmak.
MERMERLEŞME
Genellikle başkalaşma etkisiyle, kireç taşlarının yeniden billurlaşma sonucu mermere dönüşmesi.
KASNAKÇIMERMER
Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yer.
MERMERŞAHİ
Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş.
MERMERLEŞMEK
Mermer durumuna dönüşmek.
MERMERLEŞTİRMEK
Mermer durumuna getirmek.
MERMERDEK
Yabanördeği türünden bir kuş.
MERMERLİK
Mermerle döşeli yer. Mermer çıkarılan yer.
MERMERLEŞTİRME
Mermerleştirmek işi.
HÜMERMEK
Karşı koymak, sırtarmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
PONZA
Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.
SÜPÜRGELİK
Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb. Yapıların içinde, duvarların döşemeyle birleştiği yerde tabandan 10-15 santimetre yüksek, dışarıya çıkıntılı ağaç, mermer veya mozaik kuşak.
SOMAKİ
Kızıl veya yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer. Bu mermerden yapılmış.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
TRİPOLİ
Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya.
KURNA
Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.
NATO
"Söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa" anlamlarındaki nato kafa, nato mermer deyiminde geçen bir söz.
MOZAİK
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
AKEMİ
İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.
LAHİT
Duvarları taş ya da tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar. Taş veya mermerden oyma mezar.
KİREÇ
Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).
AĞAÇLIDERE
Diyarbakır şehrinde, Mermer nahiyesine bağlı bir yer.
ALABAL
Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MERMERCİ
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.
AKROLİT
(Heykel) Eski Yunan'da vücut kısmı yıldızlanmış tahtadan; baş, el ve ayakları mermerden yapılmış heykellere verilen ad.