İçinde MENGENE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mengene" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mengene bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mengene ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mengene olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MENGENE

Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet. Pres.

MENGENEZ

Keten saplarının kabuk kısmını kırarak lifleri ortaya çıkaran bir araç. (Taşlık Ayancık Sinop).

ÖNMENGENE

Marangoz tezgâhının ön sol yanında bulunan sıkıştırma düzeni.

  -   -   -  

Anlamında MENGENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MENGENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KISDIRMA

İçerisine peynir, kıyılmış et ve benzerleri şeyler konularak saç üzerinde pişirilen börek. Mengene.

GICIRAK

Şekerkamışı mengenesi.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

ALTÇENE

Mengenenin boruyu sıkıştıran, V biçimli ve üzerinde yivle setler bulunan çenesi. Bu çene oturağa bağlıdır, (bk. Şek. 3).

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

CİLDE

Saraçların kullandıkları tahta mengene.

PRES

İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.

BURAR

Mengenenin sap kısmı. (Üreyil Kütahya).

MENGİNE

Üzüm sıkmakta kullanılan mengene. Üzüm şırası.

OTURAK

Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.

CİLDEN

Saraçların kullandıkları tahta mengene.

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.

ÜSTÇENE

Mengenenin, boruyu sıkıştıran, V biçimli üzerinde yiv ve setler bulunan çenesi, (bk. Şek. 3).