İçinde MEMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "memek" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde memek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu memek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında memek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ENDİRELLEMEMEK, KILLENSİNMEMEK

12 harfli kelimeler

MEĞERSİMEMEK, HAYİNSEMEMEK

11 harfli kelimeler

YİRİYEMEMEK, SESDİRMEMEK, DİNDİRMEMEK, KİYİŞEMEMEK, GETİREMEMEK, HEŞTİNMEMEK

10 harfli kelimeler

SİKLEMEMEK, SEKİTMEMEK, MEMEKSİMEK, GÖTÜRMEMEK, ESLENMEMEK

9 harfli kelimeler

ESLEMEMEK, MESİMEMEK, ÇEKEMEMEK, YİYEMEMEK

8 harfli kelimeler

DÜŞMEMEK, MEMEMEKİ, DÖYMEMEK, ÇİRMEMEK, SESMEMEK

5 harfli kelimeler

MEMEK

Bazı kelimelerin anlamları

MEMEK

Meme. Ekmek. Çocuğu oyalamak, aldatmak için verilen yiyecek.

SESDİRMEMEK

Ses çıkarmasına vakit bırakmamak, gık dedirmemek.

HEŞTİNMEMEK

İlgilenmemek.

DİNDİRMEMEK

Aldırış etmemek: Söyledim söyledim hiç dindirmedi.

MEMEKSİMEK

Ekşimek.

GÖTÜRMEMEK

Çekememek.

SİKLEMEMEK

Değer ve önem vermemek, aldırış etmemek.

YİRİYEMEMEK

Yürüyememek.

MEĞERSİMEMEK

Önemsememek.

GETİREMEMEK

Anımsayamamak.

KILLENSİNMEMEK

İnsan yerine koymamak, önem vermemek.

HAYİNSEMEMEK

Önem vermemek.

ENDİRELLEMEMEK

Tenezzül etmemek.

SEKİTMEMEK

Ara vermemek: Yağmur sekilmeden yağıyor.

ESLENMEMEK

Kulak asılmamak.

KİYİŞEMEMEK

Kıyamamak.

  -   -   -  

Anlamında MEMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİĞNEMEK

Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.

AYAZLAMAK

Hava ayaza çevirmek. Boş yere beklemek, eline bir şey geçmemek. Ayazda kalıp üşümek.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BENZEŞİM

Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, analoji. İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu, benzer.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

ÇEKİNMEK

Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BULUNDURMAK

Var olmasını, hazır bulunmasını sağlamak. Eksik etmemek.

ÇEKEMEMEZLİK

Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.

AKSATMAK

Bir işi gereği gibi yürütmemek.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

BUNMAK

Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

ÇAPRAZLAŞMAK

İçinden çıkılamamak, ne yapılacağı bilinememek.

BOŞLAMAK

Bırakmak. İlgi göstermemek, ihmal etmek.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ÇEKEMEME

Çekememek işi veya durumu.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.