Kelimeler arşivinde; içinde "masal" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde masal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu masal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında masal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MASALLAŞTIRMAK
MASALLAŞTIRMA
MASALCILIK
MASALIMSI, TAMASALAK
MAGMASAL, MASALCIK
MASALCI, MASALSI
MASALA
MASAL
MASAL
Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür. Boşuna söylenmiş söz.
MASALCI
Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse. Yalan uyduran, hayalî şeyler anlatan kimse.
MASALSI
Masalı andıran, masala benzeyen, masal gibi, masalımsı.
MASALLAŞTIRMA
Masallaştırmak işi.
MASALCIK
Toplumsal ve imgesel örgelerden oluşan, sanatsal biçime yönelik küçük masal türü. bk. toplumsal örge, imgesel örge.
MASALLAŞTIRMAK
Masal durumuna getirmek.
MASALIMSI
Masalsı.
MASALCILIK
Masalcı olma durumu.
TAMASALAK
Toprağa ve özümlemeye bağlı bütün besinlerini konakçıdan sağlayan bitkisel asalak. (Yabanketeni tamasalak bir bitkidir.).
MASALA
Mesele.
MAGMASAL
Magmatik.
Bu bölümde tanımı içerisinde MASAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
MUSİKAR
Gagasındaki deliklerden rüzgâr estikçe türlü sesler çıktığına inanılan bir masal kuşu. Mıskal.
TANDIRNAME
Tandır başında oturulurken söylenen veya okunan masal. Bilgisiz kimselerin inandığı saçma fikirler ve bu fikirlerin yazıldığı sanılan kitap.
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon.
MAGMATİK
Magma ile ilgili, magmasal.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
MESEL
Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin. İçini kemiren, meşgul eden şey. Öfkeli, ortalığı birbirine katan kimse.
DİLİM
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
SERİM
Serme işi. Oyun, roman, hikâye, masal vb. anlatı türlerinde kişilerin ve çevrenin tanıtıldığı, konunun, olayın anlatılmaya başlandığı bölüm.
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme. Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke.
KAFDAĞI
Genellikle masallarda yer alan, dünyayı çevrelediğine inanılan, arkasında cinlerin, perilerin bulunduğu varsayılan, zümrütten hayalî bir yer.
DEV
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı. Çok büyük, çok önemli. Olağanüstü irilikte olan.
UZ
İyi, güzel. İşe yatkın, becerikli, mahir. Masallarda az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik tekerlemesinde "uzak" anlamında kullanılan bir söz.
YAPINTICILIK
Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.
KELOĞLAN
Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı. Hindi.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
BALAD
Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
TEKERLEME
Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.