Kelimeler arşivinde; içinde "manda" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde manda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu manda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında manda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞKUMANDANLIK, YENİHARMANDALI, KUMANDANSIZLIK
ZAMANDAŞÇILIK
MİHMANDARLIK, MANDALLANMAK
KUMANDANLIK, BAŞKUMANDAN, KAPIMANDALI, CAMİLİMANDA, ZAMANDAŞLIK, MANDARİNLİK, MANDALLANMA, MANDALLAMAK, KUMANDANSIZ
KUMANDANLI, MANDAERİĞİ, KUMANDASIZ, MANDACILIK, MANDALLAMA, HARMANDALI
HARMANDAL, ORMANDAMI, ORMANDALI, MANDALLIK, MANDADİLİ, KUMANDALI, KIRMANDAL, GIRMANDAL, MANDALİNA, MANDALSIZ, MANDAPOST, MİHMANDAR, MANDAGÖZÜ
CAMANDAR, TIRMANDA, SAMANDAĞ, MANDALLI, MANDALAK, MANDAGÖZ, MANDARİN, KUMANDAN, GUMANDAN, ALAMANDA, GAMANDAR, KISMANDA, GUMANDAR, HAMANDAN, HARMANDA, ZAMANDAŞ, KEMANDAR, MANDATER
MANDALA, MANDANA, MANDACI, KUMANDA
MANDAK, MANDAR, MANDAM, MANDAN, MANDAZ, MANDAL
MANDA
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
ZAMANDAŞLIK
Zamandaş olma durumu.
MANDALLAMAK
Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.
KAPIMANDALI
İşe karıştırılmayan, kendisine önem verilmeyen kimse.
BAŞKUMANDAN
Başkomutan.
MİHMANDARLIK
Konukçuluk.
MANDALLANMA
Mandallanmak işi.
CAMİLİMANDA
İçel ili, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YENİHARMANDALI
Manisa ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KUMANDANLIK
Komutanlık.
MANDARİNLİK
Mandarin olma durumu. Mandarinin görevi ya da makamı.
KUMANDANSIZLIK
Kumandansız olma durumu.
KUMANDANSIZ
Kumandanı olmayan.
MANDALLANMAK
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.
ZAMANDAŞÇILIK
Sahnede aynı zamanda iki olayın gösterilmesi veya kişilerin açık konuşmalarından başka, gizli düşüncelerini de ayrı bir tarzda anlatmaları temeline dayanan yeni tekniğe göre eser yazma çığırı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
BAYRI
Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.
BİRAHANE
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
DEVİMSEL
Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.
BULUŞMAK
Bir araya gelmek. Kavuşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek. Karşılaşmak.
AYDINLIKÖLÇER
Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.
BÖĞÜRMEK
Öküz, manda, deve bağırmak. İnsan, anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
BU
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
CAMIZ
Manda (I).
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
ÇÖZÜLME
Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.
ÇIKAGELMEK
Beklenmedik bir zamanda gelmek.
BÜYÜKBAŞ
Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.